
Göz Kapağı Düşüklüğü Nedir?
Gözler, insan vücudundaki en önemli organlardandır. Bu yüzden göz hastalıkları ve göz çevresi estetiği üzerine pek çok tıbbi araştırma yürütülür. Bu araştırmalar, hastalıkları daha iyi anlamak ve çok daha modern tedaviler ortaya çıkarabilmek için yapılırlar. Tıp dilinde pitozis olarak bilinen göz kapağı düşüklüğü rahatsızlığı için uygulanan cerrahi tedaviler de bu çalışmalar sonucu geliştirilmiştir. Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, oldukça gelişmiş ve hastaya özel planlanan bir tedavi uygulamasıdır. Bu uygulama sayesinde hem estetik sorunlar hem de görme alanını daraltan fonksiyonel problemler başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Göz kapağı düşüklüğü tedavisi, hastaların yorgun görünümünü ve görüş alanındaki daralmayı büyük oranda ortadan kaldırmaktadır. Böylece bunlara bağlı yaşanan zorluklar ve olumsuzluklar da kişinin hayatını etkilemeyi bırakırlar. Yazımızın devamında ‘’Göz kapağı düşüklüğü nedir?’’, ‘’Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı nasıl yapılır?’’, ‘’Göz kapağı düşüklüğü hangi durumlarda görülür?’’ ve ‘’Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı ne kadar sürer?’’ gibi merak edilen sorulara yanıt vereceğiz.
İçindekiler
ToggleAnkara göz kapağı düşüklüğü tedavisi fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için bizi arayabilir; göz hastalıkları alanında uzman isimlerden olan Doç. Dr. Mustafa Köşker’den randevu alabilirsiniz.
(Pitozis) Göz Kapak Düşüklüğü
Göz kapağı düşüklüğü (pitozis), üst göz kapağının normalden daha aşağıda durması ve gözün renkli kısmını (iris) veya görme aksını (göz bebeği) kapatması durumudur. Uzağı veya yakını görme alanını daraltabilen bu durum, hastaların yaşam kalitesini düşüren fonksiyonel bir göz hastalığıdır. Bu cerrahi uygulama sayesinde kapağı kaldıran kaslara veya fazla deriye büyük bir hassasiyet ile müdahale etmek mümkündür. Göz kapağı düşüklüğü tedavisi, sorunun kaynağına yönelik özel teknikler sayesinde göz kapağını normal seviyesine getirir ve tedavi olabildiğince hedefe yönelik bir şekilde gerçekleşir.
Göz Kapağı Düşüklüğü Hangi Durumlarda Görülür?
Göz kapağı düşüklüğü (pitozis), hem çocuklarda hem de yetişkinlerde şu gibi durumlarda görülebilir:
-
Konjenital (Doğumsal): Bebeğin göz kapağı kasının gelişimiyle ilgili sorunlarla doğmasıdır.
-
Yaşa Bağlı (Aponevrotik): Yaş ilerledikçe göz kapağını kaldıran kasların esnemesi, zayıflaması veya gevşemesidir.
-
Mekanik veya Travmatik Etkenler: Göze alınan darbeler, kistler veya uzun süreli kontakt lens kullanımı gibi kaslara mekanik yük bindiren durumlar.
-
Nörolojik Nedenler: Horner sendromu veya myastenia gravis gibi sinir sistemini etkileyen rahatsızlıklar.
Bahsi geçen göz kapağı problemleri, modern cerrahi teknolojileri ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedirler.
Üst Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavisinin Avantajları Nelerdir?
Göz kapağı düşüklüğü tedavisinin avantajları şu şekilde sıralanabilir:
-
Uygulama oldukça yüksek bir hassasiyet ile yapılır ve sarkık doku giderilerek sağlıklı bir görüş alanı elde edilir.
-
Hastanın sürekli kaşlarını kaldırarak bakma çabası ve alın gerginliği ortadan kalkar.
-
İçeriden (kapak arkası) yapılan yöntemlerde dışarıda hiçbir dikiş izi kalmaz.
-
Göz kapağındaki yorgun ifade giderilir, daha genç ve canlı bir görünüm kazanılır.
-
Çocuklarda göz tembelliği (ambliyopi) riski ortadan kaldırılır ve normal görme gelişimi desteklenir.
-
Uzun ömürlü ve kalıcı sonuçlar veren bir uygulamadır.
Göz kapağı düşüklüğü ameliyatının faydalarını ve avantajlarını bu şekilde sıralamak mümkündür.
Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Göz kapağı düşüklüğü, alanında uzman bir göz doktoru tarafından değerlendirilip doğru tedavi uygulandığı takdirde tehlikeli değildir. Ancak durumun kendisi, tedavi edilmediğinde özellikle çocuklarda göz tembelliği ve gelişimsel sorunlar yaratabilir. Yetişkinlerde ise ileri derece pitozis, astigmatizmaya yol açabilir veya görme alanını ciddi şekilde kapatabilir. Aniden ortaya çıkan tek taraflı pitozis ise nörolojik bir problemin habercisi olabileceğinden hızlıca muayene gerektirir.
Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
Her tıbbi cerrahinin olduğu gibi göz kapağı düşüklüğü tedavisinin de bazı riskleri vardır. Ancak bu riskler son derece düşüktür. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, tecrübeli ellerde ve uzman bir göz doktoru tarafından gerçekleştirildiği takdirde epey güvenli bir uygulamadır. Ameliyat sonrasında geçici olarak göz kapağının tam kapanmamasına bağlı kuruluk hissi oluşabilir, fakat hekimin önereceği suni gözyaşı damlaları ile bu durum kontrol altına alınır.
Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, uygulanacak cerrahi tekniğe bağlı olarak ortalama 45 dakika ila 1 saat arasında sürmektedir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi oldukça hızlı, etkili ve hastanın iyileşme konforunu gözeten modern bir uygulamadır. Ameliyat sırasında hasta hekimle iletişim halinde kalabildiği için süreç son derece rahat bir şekilde tamamlanabilmektedir.
Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavisi Nasıl Yapılır?
Göz kapağı düşüklüğü tedavisi öncesinde hastaların gözleri detaylı olarak değerlendirilir ve düşüklüğün gerçek kasta mı yoksa fazla deride mi (yalancı pitozis) olduğu tespit edilir. Daha sonra ise cerrahi tekniğin detayları kararlaştırılır.
Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Tedavi çoğunlukla lokal anestezi (veya sedasyon) altında gerçekleştiği için ameliyat sırasında ağrı veya rahatsızlık hissedilmez. Uygulanacak yönteme göre, kapağın doğal kıvrımından küçük bir kesi ile kas sıkılaştırılır veya doğrudan göz kapağının iç yüzeyinden (cilt kesisi olmadan) müdahale edilir. İşlem ortalama 45-60 dakikada güvenle tamamlanır.
Göz Kapağı Düşüklüğü Estetiği Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı sonrası hastalar, çoğunlukla aynı gün evlerine dönerler. İlk 48 saat içinde göz kapaklarında şişlik (ödem) veya morluk oluşması normaldir. Bu belirtiler, hastaların buz kompresi ve hekim önerisiyle kullanacağı damlalar sayesinde 1-2 hafta zarfında azalarak kaybolurlar. Hastalar, birinci haftanın sonunda normal yaşantılarına rahatlıkla dönebilir, eğer cilt dikişi kullanılmışsa bu dikişler 7-10 gün içinde alınır. Tam iyileşme ve kapağın nihai şeklinin oturması ise en geç 1-3 ay içerisinde tamamlanarak normale döner.
Göz Kapağı Düşüklüğü Belirtileri Nelerdir?
Göz kapağı düşüklüğü, sadece aynaya bakıldığında fark edilen estetik bir sorun olmakla kalmaz, aynı zamanda hastanın günlük yaşantısını etkileyen çeşitli semptomlarla da kendini gösterir. En yaygın belirtilerin başında üst görme alanının daralması gelir. Hastalar daha iyi görebilmek, okuyabilmek veya televizyon izleyebilmek için istemsizce kaşlarını kaldırma veya başlarını geriye doğru eğme (çene kalkık pozisyonu) ihtiyacı hissederler. Bu sürekli çaba, günün ilerleyen saatlerinde göz çevresinde yorgunluğa, alın bölgesinde derin çizgilere ve baş ağrısına yol açabilir. Ayrıca gözlerde asimetrik bir görünüm ve yorgun, uykulu bir yüz ifadesi de en sık karşılaşılan belirtiler arasındadır.
Tek Taraflı Göz Kapağı Düşüklüğü Nedenleri
Göz kapağı düşüklüğü her iki gözde (bilateral) görülebileceği gibi, sadece tek bir gözde (ünilateral) de ortaya çıkabilir. Tek taraflı göz kapağı düşüklüğü nedenleri arasında en sık karşılaşılan durum, yaşa bağlı olarak veya göze alınan bir travma sonucu o gözdeki kasın (levator kası) zayıflaması veya yerinden ayrılmasıdır. Bunun dışında uzun yıllar tek gözde kontakt lens kullanımı, geçirilmiş göz ameliyatları (örneğin katarakt cerrahisi sonrası) veya o bölgede oluşan kist ve tümörler de kapağın aşağı sarkmasına neden olabilir. Aniden gelişen tek taraflı düşüklükler ise nörolojik bir sorunun işareti olabileceğinden zaman kaybedilmeden uzman bir hekim tarafından incelenmelidir.
Yalancı Göz Kapağı Düşüklüğü (Psödopitozis) Nedir?
Gerçek göz kapağı düşüklüğünde (pitozis) sorun, göz kapağını yukarı kaldıran kasın fonksiyonunu yitirmesi veya zayıflamasıdır. Ancak bazı durumlarda kas tamamen sağlıklı çalışmasına rağmen kapak düşük görünebilir; bu duruma “yalancı göz kapağı düşüklüğü” (psödopitozis) adı verilir. Yalancı düşüklüğün en büyük nedeni, üst göz kapağındaki derinin zamanla gevşeyip bollaşması (dermatochalasis) ve kirpiklerin üzerine doğru yığılmasıdır. Fazla derinin ağırlığı kapağı aşağı iter ve hastaya pitozis görünümü verir. Yalancı göz kapağı düşüklüğünün tedavisi, kasa müdahale etmek yerine blefaroplasti adı verilen kapak estetiği ile sadece bu fazla deri ve yağ dokusunun alınması işlemidir.
Botoks Sonrası Göz Kapağı Düşüklüğü Neden Olur ve Geçer Mi?
Estetik amaçlı veya migren tedavisi için kaş arası ve alın bölgesine uygulanan botulinum toksini (botoks) işlemlerinden sonra, nadir de olsa göz kapağı düşüklüğü yaşanabilmektedir. Botoks sonrası göz kapağı düşüklüğü, enjekte edilen ilacın hedef kaslardan sızarak göz kapağını kaldıran levator kasına ulaşması ve bu kası geçici olarak zayıflatması sonucu oluşur. Bu durum hastalar için endişe verici olsa da tamamen geçicidir. Botoksun etkisi azaldıkça (genellikle birkaç hafta ile birkaç ay içerisinde) göz kapağı eski haline döner. Bu iyileşme sürecini hızlandırmak ve kapağın açılmasını desteklemek için uzman hekimler tarafından özel göz damlaları reçete edilebilir.
Göz Kapağı Düşüklüğü Nasıl Geçer? Ameliyatsız, Doğal ve Bitkisel Yöntemler İşe Yarar Mı?
Göz kapağı düşüklüğü teşhisi alan pek çok hasta, internet üzerinde “göz kapağı düşüklüğü nasıl geçer“, “egzersizle düzelir mi” veya “bitkisel tedavisi var mı” gibi araştırmalar yapmaktadır. Pitozis, göz kapağını kaldıran kasta meydana gelen anatomik veya yapısal bir sorundur. Bu nedenle kremler, bitkisel kürler, masajlar veya göz kapağı egzersizleri ile sarkan kasın toparlanması ve düşüklüğün kalıcı olarak tedavi edilmesi tıbben mümkün değildir. Ameliyatsız yöntemler sadece ciltteki hafif elastikiyet kayıplarında sınırlı bir sıkılaşma hissi verse de, gerçek ve kalıcı çözüm modern cerrahi müdahalelerdir.
Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatını Devlet Hastanesi Karşılıyor Mu?
Göz kapağı operasyonlarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve devlet hastaneleri tarafından karşılanıp karşılanmadığı, düşüklüğün derecesine ve ameliyatın amacına göre değişiklik gösterir. Eğer göz kapağı düşüklüğü hastanın görme aksını kapatıyor, görme alanını daraltıyor ve bu durum yapılan görme alanı testleri ile tıbbi bir gereklilik (fonksiyonel bozukluk) olarak belgeleniyorsa, tedavi devlet hastanelerinde karşılanabilmektedir. Ancak işlem sadece daha genç ve estetik görünmek amacıyla (örneğin hafif cilt sarkmalarında) yapılıyorsa, bu estetik operasyon kapsamına girer ve devlet güvencesi tarafından karşılanmaz. En doğru bilgi için uzman hekimin yapacağı detaylı ölçümler ve muayene belirleyici olacaktır.
Pitozis, Ptosis, Blefaroptozis ve Blepharoptosis Aynı Şey midir?
Göz kapağı düşüklüğü tıp literatüründe farklı isimlerle ifade edilebilir. Türkçede en sık pitozis terimi kullanılırken, İngilizce kaynaklarda aynı durum ptosis veya daha spesifik olarak blepharoptosis şeklinde adlandırılabilir. Türkçe tıbbi kullanımda ise blefaroptozis veya palpebral pitozis ifadelerine rastlanabilir.
Üst kapak pitozisi veya üst göz kapağı pitozisi, üst göz kapağının olması gereken seviyeden daha aşağıda bulunmasını tarif eder. Dolayısıyla pitozis, ptosis, blefaroptozis ve üst göz kapağı pitozisi gibi terimler çoğu zaman aynı temel klinik durumu tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır.
Hastalar ise bu durumu günlük dilde üst kapak düşüklüğü, düşük göz kapağı, sarkık göz kapağı, göz kapağının düşük olması veya göz kapağının aşağı inmesi gibi ifadelerle tarif edebilirler. Ancak göz kapağında görülen her sarkık görünümün gerçek pitozis olmadığı unutulmamalıdır.
Göz Kapağı Sarkması ile Göz Kapağı Düşüklüğü Aynı Şey midir?
Hastalar göz kapağının sarkması, göz kapağı sarkması, göz kapağında sarkma veya göz kapağında düşme gibi ifadeleri çoğu zaman göz kapağı düşüklüğü ile aynı anlamda kullanmaktadır. Bununla birlikte tıbbi değerlendirmede bu ifadelerin altında farklı problemler bulunabilir.
Gerçek pitoziste temel sorun genellikle üst göz kapağının kenar seviyesinin normalden aşağıda olmasıdır. Buna karşılık yalnızca üst göz kapağı derisinin gevşemesi ve kirpiklerin üzerine doğru yığılması farklı bir durumdur. Bu nedenle hastanın “göz kapağım aşağı düştü” veya “sarkık göz kapağım var” şeklindeki şikâyeti muayene sırasında göz kapağı kasları, deri fazlalığı ve kaş pozisyonu birlikte değerlendirilerek açıklığa kavuşturulmalıdır.
Göz Kapağı Pozisyon Bozukluğu ve Göz Kapağında Asimetri Nedir?
Göz kapağı pozisyon bozukluğu, göz kapaklarından birinin veya her ikisinin normal anatomik seviyesinden farklı konumda bulunmasını ifade eden genel bir tanımlamadır. Üst göz kapağı pozisyon bozukluğu pitozise bağlı olabileceği gibi göz çevresindeki başka anatomik değişikliklerle de ilişkili olabilir.
Hastalarda dikkat çeken ilk bulgulardan biri göz kapağında asimetri olabilir. Bir kapağın diğerinden daha aşağıda olması, iki göz açıklığının farklı görünmesine neden olabilir. Hafif vakalarda bu durum yalnızca fotoğraflarda veya yorgunluk sırasında fark edilirken, ileri vakalarda kapak göz bebeğinin bir bölümünü örterek görme alanını da etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca görünümdeki farklılığa bakılarak tanı koymak yerine göz kapağı seviyesinin, kas fonksiyonunun ve iki göz arasındaki simetrinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Göz Kapağını Açamama veya Tam Açamama Pitozis Belirtisi Olabilir mi?
İleri derecede göz kapağı düşüklüğü bulunan kişiler, göz kapağını açamama veya göz kapağının tam açılamaması şeklinde bir şikâyet tarif edebilirler. Üst göz kapağının düşük seviyede bulunması özellikle yukarı bakışta veya günün ilerleyen saatlerinde daha belirgin hale gelebilir.
Bazı hastalar daha iyi görebilmek için farkında olmadan kaşlarını yukarı kaldırır veya başlarını geriye doğru eğerek bakarlar. Bu nedenle göz kapağının tam açılamadığı hissinin yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemesi, göz kapağını kaldıran kasların fonksiyonunun da muayene edilmesi önemlidir.
Göz Kapağı Kası Zayıflığı Pitozise Neden Olur mu?
Üst göz kapağının açılmasında görev alan yapılardaki fonksiyon kaybı, pitozisin önemli nedenlerinden biridir. Halk arasında bu durum göz kapağı kası zayıflığı veya göz kapağını kaldıran kasın zayıflığı şeklinde ifade edilebilir.
Ancak göz kapağı düşüklüğünün nedeni her hastada doğrudan kasın güçsüz olması değildir. Kası göz kapağına bağlayan yapılarda gevşeme veya ayrılma meydana gelmesi de benzer bir görünüm oluşturabilir. Bu nedenle tedavi planlanırken yalnızca göz kapağının ne kadar düşük olduğu değil, göz kapağını kaldıran kasın çalışma kapasitesi de değerlendirilir.
Tek Göz Kapağı Düşüklüğü ve Çift Taraflı Göz Kapağı Düşüklüğü
Pitozis yalnızca bir gözde veya her iki gözde ortaya çıkabilir. Sadece sağ veya sol göz kapağının etkilenmesi tek göz kapağı düşüklüğü, tek taraflı pitozis veya tıbbi ifadeyle unilateral pitozis olarak tanımlanabilir.
Her iki göz kapağında düşüklük bulunması ise çift taraflı göz kapağı düşüklüğü veya bilateral pitozis şeklinde ifade edilir. İki gözdeki düşüklüğün derecesi her zaman aynı olmayabilir. Bir göz kapağında daha belirgin, diğerinde ise daha hafif bir düşüklük bulunabilir.
Özellikle daha önce olmayan ve aniden gelişen tek taraflı göz kapağı düşüklüklerinde altta yatan nedenin belirlenmesi için gecikmeden göz muayenesi yapılması önemlidir.
Doğuştan Göz Kapağı Düşüklüğü ve Konjenital Pitozis
Doğumda mevcut olan veya yaşamın ilk dönemlerinde fark edilen göz kapağı düşüklüğü doğuştan göz kapağı düşüklüğü ya da konjenital pitozis olarak adlandırılır. Bu durumda çoğunlukla göz kapağının kaldırılmasında görev alan kasın gelişimi ve fonksiyonu değerlendirilir.
Konjenital pitoziste göz kapağının görme aksını ne ölçüde kapattığı özellikle önemlidir. Çocukluk döneminde görmenin gelişmeye devam etmesi nedeniyle belirgin göz kapağı düşüklüklerinin göz doktoru tarafından değerlendirilmesi gerekir. Tedavi kararı; düşüklüğün derecesi, kas fonksiyonu, gözler arasındaki fark ve görme üzerindeki etkisine göre kişiye özel olarak verilir.
Sonradan Gelişen Göz Kapağı Düşüklüğü ve Edinsel Pitozis
Doğumda bulunmayan ancak ilerleyen yıllarda ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğü sonradan gelişen göz kapağı düşüklüğü veya edinsel pitozis olarak adlandırılır.
Edinsel pitozis yaşlanmaya bağlı anatomik değişikliklerden, travmadan, geçirilmiş göz ameliyatlarından, bazı mekanik nedenlerden veya sinir ve kas sistemini ilgilendiren sorunlardan kaynaklanabilir. Bu nedenle sonradan ortaya çıkan pitozisin tedavisinden önce düşüklüğün nedeninin belirlenmesi önemlidir.
Özellikle kısa süre içerisinde gelişen, tek taraflı olan veya çift görme, göz hareketlerinde değişiklik ya da başka nörolojik belirtilerle birlikte ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğünde ayrıntılı değerlendirme gerekir.
Yaşa Bağlı Göz Kapağı Düşüklüğü ve Aponevrotik Pitozis
Yetişkinlerde görülen göz kapağı düşüklüğünün sık karşılaşılan nedenlerinden biri yaşa bağlı göz kapağı düşüklüğüdür. Bu tablo aponevrotik pitozis olarak adlandırılabilir.
Göz kapağını kaldıran levator kasının göz kapağına tutunmasını sağlayan yapılar zaman içerisinde gevşeyebilir veya uzayabilir. Bunun sonucunda kas çalışmaya devam etmesine rağmen hareketini göz kapağına yeterince aktaramaz ve göz kapağı seviyesi aşağıya doğru yer değiştirebilir.
Aponevrotik pitoziste tedavi planı hastanın kapak seviyesi, kas fonksiyonu, gözler arasındaki simetri ve eşlik eden deri fazlalığı dikkate alınarak hazırlanır.
Miyojenik Pitozis ve Kas Kaynaklı Pitozis Nedir?
Kas kaynaklı pitozis veya tıbbi adıyla miyojenik pitozis, göz kapağını kaldıran kasın veya bu kasın çalışmasını etkileyen kas hastalıklarının sonucunda ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğünü ifade eder.
Bu gruptaki hastalarda yalnızca göz kapağının görünümü değil, kasın ne kadar hareket oluşturabildiği de önem taşır. Bu nedenle cerrahi yöntemin belirlenmesinde göz kapağını kaldıran kasın fonksiyonunun ölçülmesi önemli bir aşamadır.
Her göz kapağı düşüklüğünün aynı mekanizma ile oluşmaması nedeniyle miyojenik pitozis, yaşa bağlı aponevrotik pitozisten ayrılarak değerlendirilmelidir.
Nörojenik Pitozis ve Sinir Kaynaklı Göz Kapağı Düşüklüğü
Göz kapağının açılmasını sağlayan kasların çalışması sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Bu sinirsel iletiyi etkileyen bazı durumlarda sinir kaynaklı pitozis veya nörojenik pitozis ortaya çıkabilir.
Nörojenik göz kapağı düşüklüğünde pitozis bazen göz bebeği büyüklüğünde değişiklikler, göz hareketlerinde bozulma veya çift görme gibi başka bulgularla birlikte görülebilir. Bu nedenle özellikle ani başlayan göz kapağı düşüklüklerinin yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemesi gerekir.
Yeni gelişen ve nedeni bilinmeyen bir göz kapağı düşüklüğünde öncelikle ayrıntılı göz muayenesi yapılarak gerekirse ilgili diğer tıbbi branşlarla birlikte değerlendirme planlanabilir.
Mekanik Pitozis ve Travmaya Bağlı Pitozis
Göz kapağının üzerinde bulunan bir kitlenin, ödemin, skar dokusunun veya başka bir ağırlığın kapağı aşağı doğru çekmesi sonucunda oluşan düşüklük mekanik pitozis olarak adlandırılır.
Bunun yanında göz çevresine alınan darbeler göz kapağını kaldıran kası veya kasın bağlantı noktalarını etkileyerek travmaya bağlı pitozis gelişmesine neden olabilir. Travmatik pitoziste sorunun kas, aponevroz, sinir veya çevre dokulardan hangisini etkilediğinin belirlenmesi tedavinin planlanması açısından önemlidir.
Kontakt Lense Bağlı Pitozis Olabilir mi?
Uzun süre kontakt lens kullanımı bazı hastalarda göz kapağını kaldıran yapıların tekrarlayan mekanik etkilere maruz kalmasıyla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle kontakt lense bağlı pitozis özellikle uzun yıllardır lens kullanan ve sonradan üst göz kapağı düşüklüğü gelişen kişilerde değerlendirilmesi gereken nedenlerden biridir.
Ancak kontakt lens kullanan her kişide göz kapağı düşüklüğü gelişmez. Hastanın yaşı, kapak yapısı, lens kullanım süresi ve göz kapağını kaldıran kasın fonksiyonu birlikte değerlendirilmelidir.
Ameliyat Sonrası Göz Kapağı Düşüklüğü Neden Olabilir?
Bazı hastalarda geçirilmiş göz veya göz çevresi ameliyatlarından sonra ameliyat sonrası göz kapağı düşüklüğü fark edilebilir. Bu durumun geçici veya kalıcı olup olmadığı ve hangi yapıyla ilişkili olduğu ayrıntılı muayene sonucunda değerlendirilir.
Özellikle daha önce göz ameliyatı geçirmiş bir hastada sonradan gelişen pitozis değerlendirilirken ameliyatın türü, düşüklüğün ne zaman başladığı, kas fonksiyonu ve göz kapağı seviyesindeki değişiklik dikkate alınır. Tedavinin gerekli olup olmadığı ve uygulanacak yöntem bu değerlendirmeye göre belirlenir.
Kaş Pitozisi Göz Kapağı Düşüklüğü Gibi Görünebilir mi?
Kaş pitozisi, kaşın normal anatomik seviyesinden aşağıya doğru yer değiştirmesidir. Kaş aşağı indiğinde üst göz kapağı üzerindeki deri de aşağı doğru taşınabilir ve hastada göz kapağı düşüklüğüne benzer bir görünüm meydana gelebilir.
Bu durum kaş düşüklüğüne bağlı göz kapağı düşüklüğü şeklinde tarif edilse de gerçek pitozis ile aynı problem değildir. Gerçek pitoziste göz kapağının kendi seviyesi düşerken, kaş pitozisinde temel problem kaşın pozisyonudur.
Bu nedenle göz çevresi değerlendirmesinde yalnızca üst göz kapağına bakılması yeterli değildir. Kaş seviyesi, üst göz kapağı derisi ve göz kapağını kaldıran kas birlikte değerlendirilerek sorunun kaynağı belirlenmelidir.
Üst Göz Kapağı Deri Fazlalığı Pitozis midir?
Üst göz kapağı deri fazlalığı ile gerçek göz kapağı düşüklüğü birbirinden farklı durumlardır. Yaşla birlikte üst göz kapağı derisinde gevşeme ve fazlalık meydana gelebilir. Bu durum tıbbi olarak dermatoşalazis olarak adlandırılır.
Hastalar dermatoşalazisi günlük dilde göz kapağı fazlalığı, göz kapağı sarkması veya sarkık göz kapağı şeklinde tarif edebilir. Fazla deri kirpiklerin üzerine doğru yığıldığında göz kapağı düşükmüş gibi görünebilir. Ancak göz kapağı kenarının seviyesi normal ise bu durum gerçek pitozis olmayabilir.
Gerçek pitozis ile dermatoşalazisin birbirinden ayrılması tedavi açısından önemlidir. Pitoziste göz kapağını kaldıran yapılara yönelik bir işlem gerekebilirken, yalnızca deri fazlalığı bulunan hastalarda tedavi yaklaşımı farklıdır.
Ankara Göz Kapağı Düşüklüğü Fiyatları 2026
Ankara göz kapağı düşüklüğü tedavisi fiyatları, uygulanacak cerrahi tekniğe ve işlemin tek göze mi yoksa her iki göze birden mi yapılacağına göre kişiden kişiye değişebilir. Ankara göz kapağı düşüklüğü ameliyatı fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için bizi arayabilir; göz hastalıkları alanında uzman isimlerden olan Doç. Dr. Mustafa Köşker’den randevu alabilirsiniz.

