Ksantelazma Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Ksantelazma Nedir

Ksantelazma Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Göz kapaklarında, özellikle burun köküne yakın iç kısımlarda ortaya çıkan sarı veya sarı-beyaz renkli, hafif kabarık ve iyi huylu plaklara ksantelazma adı verilir. Tıbbi adı xanthelasma palpebrarum olan bu oluşumlar, ciltte lipid ve kolesterol içeren hücrelerin birikmesi sonucu meydana gelir.

Ksantelazma çoğunlukla ağrıya veya görme problemine neden olmaz. Ancak zamanla büyüyebilir, birden fazla plak birleşebilir ve göz çevresinde belirgin bir estetik görüntü oluşturabilir.

Ksantelazma tedavisinde cerrahi eksizyon, CO₂ veya Er lazer gibi lazer yöntemleri, elektrokoter/radyofrekans ve TCA gibi kimyasal yöntemler kullanılabilir. Hangi tedavinin uygun olduğu; lezyonun büyüklüğüne, derinliğine, göz kapağındaki yerine, cilt yapısına ve daha önce tedavi uygulanıp uygulanmadığına göre belirlenmelidir.

Özellikle geniş veya daha derin ksantelazmalarda cerrahi eksizyon etkili bir seçenekken, küçük ve yüzeysel lezyonlarda lazer veya farklı yüzeysel yöntemler tercih edilebilir. Ksantelazmanın hangi yöntemle tedavi edilirse edilsin zaman içerisinde tekrar oluşabileceği unutulmamalıdır.

ksantelazma nedir kimlere uygulanir

Ksantelazma Nedir?

Ksantelazma, göz kapağı cildinin dermis tabakasında lipid içeren köpüksü hücrelerin (foam cell / köpüksü histiyositlerin) birikmesiyle ortaya çıkan iyi huylu bir cilt lezyonudur.

Tipik olarak:

  • Sarı veya sarı-beyaz renktedir.
  • Yassı ya da hafif kabarık olabilir.
  • Genellikle ağrısızdır.
  • En sık üst göz kapağının buruna yakın iç bölümünde görülür.
  • Alt göz kapağında da ortaya çıkabilir.
  • Bir veya birden fazla lezyon şeklinde olabilir.
  • Her iki göz kapağında aynı anda görülebilir.
  • Zaman içinde yavaş yavaş büyüyebilir.

Ksantelazma kanser değildir ve kansere dönüşmesi beklenen bir lezyon değildir. Çoğu hastada temel sorun kozmetik görünümle ilgilidir.

Bununla birlikte ksantelazma bazı kişilerde lipid metabolizması bozukluklarıyla birlikte görülebildiği için yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemelidir.

Göz Kapağında Yağ Bezesi Ksantelazma mıdır?

Hastalar göz kapağındaki hemen her sarı veya beyaz kabarıklığı “yağ bezesi” olarak tanımlayabilir. Ancak göz kapağında oluşan her yağ bezesi ksantelazma değildir.

Milia, sebase hiperplazi, kistler ve bazı başka iyi huylu göz kapağı lezyonları ksantelazmaya benzeyebilir.

Ksantelazma genellikle gözün buruna yakın tarafında oluşan sarımsı, yassı veya hafif kabarık plaklar şeklinde görülür. Özellikle lezyonun görünümü tipik değilse, tek taraflı ve düzensizse, hızlı büyüyorsa veya tanıda şüphe varsa göz kapağı muayenesi gerekir.

Çoğu ksantelazmada tanı klinik muayene ile konulabilir. Atipik lezyonlarda nadiren biyopsi veya patolojik inceleme gerekebilir.

Ksantelazma Belirtileri Nelerdir?

Ksantelazmanın en önemli belirtisi göz kapaklarında ortaya çıkan sarımsı plaklardır.

Lezyonlar çoğunlukla:

  • Ağrı yapmaz.
  • Kaşıntıya neden olmaz.
  • Akıntı oluşturmaz.
  • Üzerine basıldığında içerisinden yağ çıkmaz.
  • Yavaş büyür.
  • Zamanla komşu plaklarla birleşebilir.

Bu nedenle “ksantelazma belirtileri” denildiğinde aslında hastanın hissettiği bir şikâyetten çok, göz kapağında fark ettiği karakteristik görünüm söz konusudur.

Çok geniş ksantelazmalar nadiren göz kapağının görünümünü ve hareketini etkileyebilir; ancak tipik ksantelazma doğrudan görme kaybına neden olmaz.

Ksantelazma Neden Olur?

Ksantelazmada göz kapağı cildinde lipid içeren hücreler birikir. Ancak ksantelazması olan her hastanın kolesterolü yüksek değildir.

Çalışmalarda ksantelazması bulunan yetişkinlerin önemli bir bölümünde lipid metabolizmasıyla ilgili anormallikler saptanırken, bazı hastalarda kolesterol ve trigliserit değerleri tamamen normal olabilir.

Ksantelazma ile birlikte görülebilen durumlar arasında:

  • Yüksek kolesterol
  • Yüksek LDL kolesterol
  • Yüksek trigliserit
  • Düşük HDL düzeyleri
  • Ailesel hiperkolesterolemi
  • Diyabet ve insülin direnci
  • Hipotiroidi
  • Bazı karaciğer ve safra yolu hastalıkları
  • Obezite ve metabolik sendrom

yer alabilir.

Özellikle genç yaşta ksantelazması ortaya çıkan, ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunan veya yaygın lezyonları olan kişilerin lipid metabolizması açısından değerlendirilmesi önemlidir.

Ksantelazma Kolesterol Yüksekliği Belirtisi midir?

Olabilir ancak her zaman değildir.

Ksantelazması olan bazı hastalarda kolesterol yüksekliği bulunurken bazı hastalarda tüm lipid değerleri normal sınırlarda olabilir. Bu nedenle yalnızca göz kapağındaki görüntüye bakılarak “kolesterolünüz kesin yüksektir” demek doğru değildir.

Bununla birlikte ksantelazması bulunan hastalarda en azından bir kez lipid profili değerlendirilmesi uygun olabilir.

Hekimin gerekli görmesi durumunda:

  • Total kolesterol
  • LDL
  • HDL
  • Trigliserit
  • Açlık kan şekeri veya HbA1c
  • Tiroid fonksiyon testleri
  • Karaciğer fonksiyon testleri

değerlendirilebilir.

Ksantelazmanın tedavi edilmesi yalnızca göz kapağındaki lezyonu ortadan kaldırır; eşlik eden kolesterol veya metabolik problem varsa bunun ayrıca takip ve tedavi edilmesi gerekir.

ksantelazma nedir
ksantelazma nedir

Bilateral Ksantelazma Nedir?

Bilateral ksantelazma, lezyonların her iki göz çevresinde bulunması anlamına gelir.

Ksantelazma zaten sıklıkla iki taraflı ve birbirine yakın simetrik dağılım gösterir. Örneğin sağ ve sol üst göz kapağının buruna yakın bölümünde benzer sarı plaklar görülebilir.

Bazı hastalarda sadece üst kapaklarda bulunurken bazı hastalarda hem üst hem alt göz kapaklarında yaygın plaklar görülebilir.

Bilateral olması tek başına hastalığın daha tehlikeli olduğu anlamına gelmez. Tedavi planı lezyonların büyüklüğüne, derinliğine, yerine ve göz kapağında çıkarılabilecek güvenli cilt miktarına göre yapılır.

Ksantelazma Nasıl Tedavi Edilir?

Ksantelazma oluştuğunda yalnızca diyet yaparak veya kolesterol ilacı kullanarak lezyonların tamamen ortadan kalkması çoğu hastada beklenmez.

Kolesterol ve diğer metabolik problemlerin kontrol altına alınması genel sağlık açısından önemlidir ve yeni lezyonların gelişme riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak mevcut ksantelazmayı ortadan kaldırmak için çoğunlukla lezyona yönelik bir işlem gerekir.

Başlıca ksantelazma tedavisi yöntemleri şunlardır:

1. Cerrahi Ksantelazma Eksizyonu

Lezyonun cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Özellikle:

  • Büyük ksantelazmalarda
  • Daha derin lezyonlarda
  • Birden fazla plağın birleştiği durumlarda
  • Üst göz kapağı cilt fazlalığının da bulunduğu hastalarda
  • Daha önce yapılan tedavilere rağmen tekrarlayan lezyonlarda

cerrahi yöntem uygun bir seçenek olabilir.

2. Lazerle Ksantelazma Tedavisi

CO₂ ve Er başta olmak üzere çeşitli lazer sistemleri ksantelazma tedavisinde kullanılabilir.

Lazer tedavileri özellikle küçük ve yüzeysel lezyonlarda başarılı sonuçlar sağlayabilir.

Ancak lezyon derinliği arttıkça birden fazla seans gereksinimi, pigment değişikliği, skar veya nüks ihtimali değerlendirilmelidir.

3. Elektrokoter ve Radyofrekans

Elektrik veya radyofrekans enerjisiyle lezyon dokusunun kontrollü olarak uzaklaştırılması amaçlanır.

Özellikle küçük ve yüzeysel lezyonlarda kullanılabilir. Göz kapağı cildi çok ince olduğundan işlemin kontrollü yapılması önem taşır.

4. TCA ile Kimyasal Tedavi

Trikloroasetik asit (TCA), ksantelazma dokusunun kimyasal olarak uzaklaştırılması amacıyla kullanılabilen yöntemlerden biridir.

Küçük ve yüzeysel lezyonlarda tercih edilebilir; ancak göz çevresinde uygulanması nedeniyle normal cildin ve göz yüzeyinin korunması son derece önemlidir.

Evde asit veya benzeri kimyasal maddeler kullanılarak ksantelazma tedavisi denenmemelidir.

Ksantelazma Tedavi Yöntemleri Karşılaştırması

Tedavi Hangi durumlarda düşünülebilir? Avantaj Dikkat edilmesi gerekenler
Cerrahi eksizyon Büyük veya derin lezyonlar Lezyon tek seansta tamamen çıkarılabilir Göz kapağında çıkarılabilecek cilt miktarı doğru hesaplanmalıdır
CO₂ / Er lazer Küçük ve yüzeysel lezyonlar Kesi ve dikiş gerekmeyebilir Pigment değişikliği, skar ve nüks olabilir
Radyofrekans / elektrokoter Küçük-yüzeysel lezyonlar Ofis koşullarında uygulanabilir Isı hasarı ve pigment değişiklikleri oluşabilir
TCA Seçilmiş küçük ve yüzeysel plaklar Cerrahi kesi gerektirmez Göz çevresinde kontrollü uygulanması gerekir

Önemli: Her hastaya uygulanabilecek tek bir “en iyi ksantelazma tedavisi” yoktur. Tedavi lezyonun yapısına göre kişiselleştirilmelidir.

Ksantelazma Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ksantelazma ameliyatı, çoğu hastada lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.

Öncelikle lezyonun sınırları ve göz kapağında çıkarılabilecek güvenli cilt miktarı değerlendirilir. Bölge lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra ksantelazma plağı kontrollü şekilde çıkarılır.

Küçük lezyonlarda işlem sonrası cilt ince sütürlerle kapatılabilir.

Üst göz kapağında cilt fazlalığı ile birlikte ksantelazma bulunan bazı hastalarda işlem üst göz kapağı blefaroplastisi ile birlikte planlanabilir. Böylece hem ksantelazma hem de göz kapağındaki fazla cilt aynı cerrahi plan içerisinde değerlendirilebilir.

Çok geniş lezyonlarda doğrudan kapatma mümkün değilse lokal flep veya deri grefti gibi rekonstrüktif yöntemler gerekebilir.

Cerrahinin temel amacı yalnızca sarı plağı çıkarmak değil, aynı zamanda göz kapağının doğal anatomisini, kapanma fonksiyonunu ve simetrisini korumaktır.

Ksantelazma Eksizyonu Nedir?

Ksantelazma eksizyonu, ksantelazma dokusunun cerrahi olarak çıkarılması işlemidir.

Eksizyon özellikle büyük ve derin lezyonlarda etkili bir tedavi seçeneğidir. Güncel sistematik değerlendirmelerde de cerrahi yöntemlerin büyük ve derin ksantelazmalarda önemli bir yeri olduğu bildirilmektedir.

Ancak işlem göz kapağında gerçekleştirildiği için çıkarılacak dokunun miktarı dikkatle planlanmalıdır.

Gereğinden fazla cilt çıkarılması durumunda göz kapağının kapanmasında güçlük veya kapak pozisyonunda değişiklik meydana gelebilir. Bu nedenle yalnızca lezyonun büyüklüğü değil, göz kapağının tamamının anatomisi değerlendirilmelidir.

Ksantelazma Ameliyatında Oküloplastik Cerrahinin Önemi

Göz kapağı, vücuttaki en ince cilt dokularından birine sahiptir ve gözün korunmasında önemli fonksiyonlara sahiptir.

Ksantelazma özellikle göz kapağının iç kısmında yerleştiği için tedavi sırasında:

  • Göz kapağının kapanma fonksiyonu
  • Kapak kenarının pozisyonu
  • Mevcut cilt miktarı
  • Üst kapak kıvrımı
  • Alt kapak desteği
  • Her iki göz arasındaki simetri

birlikte değerlendirilmelidir.

Oküloplastik cerrahi, göz kapakları, gözyaşı yolları, göz çevresi ve orbita cerrahisi ile ilgilenen göz hastalıkları alt uzmanlık alanıdır.

Özellikle büyük, tekrarlayan veya ameliyat gerektiren ksantelazmalarda göz kapağı anatomisine hâkim bir hekimin değerlendirmesi önemlidir.

Ksantelazma Göz Kapağında Yağ Bezesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Ksantelazma için göz hastalıkları uzmanı, oküloplastik cerrah veya dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılabilir.

Küçük ve yüzeysel dermatolojik lezyonlarda dermatolojik yöntemler uygulanabilir.

Lezyon:

  • Göz kapağında geniş bir alanı kaplıyorsa
  • Üst ve alt kapağı birlikte etkiliyorsa
  • Göz kapağı kıvrımına yakınsa
  • Cerrahi eksizyon düşünülüyorsa
  • Daha önce yapılan tedaviden sonra tekrar etmişse
  • Beraberinde göz kapağı cilt fazlalığı varsa

oküloplastik cerrahi değerlendirmesi özellikle yararlı olabilir.

Ameliyatsız Ksantelazma Tedavisi Mümkün mü?

Evet. “Ameliyatsız ksantelazma tedavisi” olarak tanımlanan yöntemler arasında lazer, radyofrekans, elektrokoter ve TCA uygulamaları bulunmaktadır.

Ancak ameliyatsız olması, her hasta için daha iyi veya daha güvenli olduğu anlamına gelmez.

Küçük ve yüzeysel bir lezyon lazerle başarılı şekilde tedavi edilebilirken, geniş ve derin bir lezyona aynı yöntemin uygulanması birden fazla seans gerektirebilir.

Bu nedenle tedavi yöntemine “ameliyatlı mı, ameliyatsız mı?” şeklinde değil, lezyonun özelliklerine göre karar verilmelidir.

Lazerle Ksantelazma Tedavisi Kalıcı mıdır?

Lazer tedavisi uygun hastalarda etkili olabilir; ancak ksantelazmada hiçbir tedavi yöntemi için yüzde 100 kalıcıdır veya kesinlikle tekrar etmez denilemez.

CO₂ ve Er lazerler en fazla araştırılan lazer yöntemleri arasındadır.

Lazer sonrası:

  • Kızarıklık
  • Geçici kabuklanma
  • Hipopigmentasyon
  • Hiperpigmentasyon
  • Nadir olarak skar
  • Tekrarlama

görülebilir.

Lezyonun büyüklüğü ve derinliği arttıkça tedavi seçimi daha önemli hâle gelir.

Ksantelazma Ameliyatından Sonra İz Kalır mı?

Göz kapağı cildi genel olarak iyi iyileşen bir bölgedir.

Küçük ksantelazmalarda kesi mümkün olduğunca doğal cilt çizgilerine veya üst göz kapağı kıvrımına uygun planlanır. İlk dönemde kesi hattında pembe veya hafif belirgin bir görünüm olabilir; bu görünüm çoğunlukla zaman içerisinde azalır.

Ancak hiçbir cerrahi işlem için “kesinlikle iz kalmaz” denilmesi doğru değildir.

İzin görünürlüğü:

  • Lezyonun büyüklüğüne
  • Cilt yapısına
  • Cerrahi tekniğe
  • Daha önce aynı bölgeye işlem uygulanıp uygulanmadığına
  • Yara iyileşmesine
  • Güneş maruziyetine

göre değişebilir.

Ksantelazma Ameliyatı Sonrası İyileşme

Ksantelazma cerrahisi çoğunlukla lokal anestezi altında yapılabildiği için hasta işlem sonrasında aynı gün evine dönebilir.

İlk günlerde:

  • Hafif şişlik
  • Morarma
  • Kesi hattında kızarıklık
  • Hafif hassasiyet

görülebilir.

Dikiş kullanılmışsa çoğunlukla yaklaşık 5–7 gün içerisinde alınabilir. İyileşme süresi lezyonun büyüklüğüne ve yapılan cerrahiye göre değişir.

İlk günlerde hekimin önerdiği şekilde soğuk uygulama yapılması ve yara bölgesinin korunması iyileşmeye yardımcı olabilir.

Ksantelazma Tekrarlar mı?

Evet. Ksantelazma tedaviden sonra tekrar oluşabilir.

Nüks:

  • Aynı bölgede
  • Eski lezyonun hemen yanında
  • Karşı göz kapağında
  • Daha önce etkilenmemiş başka bir kapak bölgesinde

ortaya çıkabilir.

Tekrarlama ihtimali kullanılan yönteme, lezyonun büyüklüğüne ve derinliğine, tedavinin kapsamına ve kişinin yatkınlığına göre değişir.

Büyük ve derin lezyonlarda nüks riski daha yüksek olabilir.

Bu nedenle tedavinin amacı sadece görünen sarı alanı ortadan kaldırmak değil, lezyonun özelliklerine uygun tedavi yöntemini seçmek ve altta yatan metabolik riskleri de değerlendirmektir.

Ksantelazma Tedavisi Ankara

Ankara’da ksantelazma tedavisi planlanırken öncelikle lezyonun yeri, büyüklüğü, derinliği ve göz kapağı anatomisi değerlendirilmelidir.

Kliniğimizde ksantelazma hastalarında yalnızca sarı plakların görünümüne değil; üst ve alt göz kapağının anatomisine, cilt fazlalığına, kapak kapanma fonksiyonuna ve iki göz arasındaki simetriye birlikte bakıyoruz.

Küçük ve yüzeysel lezyonlarda farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilirken, uygun hastalarda cerrahi ksantelazma eksizyonu lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.

Üst göz kapağında ksantelazmaya eşlik eden belirgin cilt fazlalığı bulunan hastalarda ise ksantelazma eksizyonu ile üst göz kapağı estetiğinin aynı seansta yapılıp yapılamayacağı ayrıca değerlendirilir.

Tedavi yöntemi her hasta için muayene sonrasında kişiselleştirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Ksantelazma nedir?

Ksantelazma, özellikle göz kapaklarının buruna yakın iç kısmında ortaya çıkan sarı veya sarı-beyaz renkli, lipid içeren iyi huylu cilt plaklarıdır.

Ksantelazma neden oluşur?

Kesin mekanizma her hastada aynı değildir. Lipid metabolizması bozuklukları ve genetik yatkınlık rol oynayabilir. Ksantelazması olan bazı hastalarda kolesterol yüksekken bazı hastalarda kan lipid değerleri normaldir.

Ksantelazma kolesterolden mi olur?

Yüksek kolesterol ksantelazma ile ilişkili olabilir ancak ksantelazması olan herkesin kolesterolü yüksek değildir. Bu nedenle uygun hastalarda lipid profili değerlendirilmesi önerilir.

Ksantelazma kendiliğinden geçer mi?

Çoğu ksantelazma kendiliğinden kaybolmaz. Zaman içerisinde aynı kalabilir veya yavaşça büyüyebilir.

Ksantelazma nasıl tedavi edilir?

Cerrahi eksizyon, CO₂ veya Er lazer, radyofrekans, elektrokoter ve TCA gibi farklı yöntemler kullanılabilir. Tedavi lezyonun büyüklüğüne ve derinliğine göre seçilir.

Ksantelazma ameliyatsız tedavi edilir mi?

Küçük ve yüzeysel lezyonlarda lazer, radyofrekans veya bazı kimyasal yöntemler uygulanabilir. Büyük veya derin lezyonlarda cerrahi eksizyon daha uygun olabilir.

Ksantelazma ameliyatı nasıl yapılır?

Çoğunlukla lokal anestezi altında lezyon cerrahi olarak çıkarılır ve gerekli durumlarda ince dikişlerle cilt kapatılır.

Ksantelazma tekrarlar mı?

Evet. Cerrahi ve ameliyatsız yöntemlerin tamamından sonra zaman içerisinde nüks görülebilir.

Bilateral ksantelazma nedir?

Ksantelazmanın sağ ve sol göz çevresinde birlikte bulunmasına bilateral ksantelazma denir. Ksantelazma sıklıkla iki taraflı görülebilir.

Ksantelazma için hangi doktora gidilir?

Göz hastalıkları, oküloplastik cerrahi veya dermatoloji uzmanları ksantelazmayı değerlendirebilir. Geniş, tekrarlayan veya cerrahi gerektiren göz kapağı lezyonlarında oküloplastik değerlendirme özellikle önemlidir.

Ksantelazma kanser midir?

Hayır. Tipik ksantelazma iyi huylu bir lezyondur ve malign yani kanseröz bir oluşum değildir.

Ksantelazma ameliyatından sonra dikiş alınır mı?

Dikiş kullanılan cerrahilerde dikişler çoğunlukla yaklaşık 5–7 gün içerisinde alınabilir. Kesin süre yapılan işlemin kapsamına göre değişir.

Ksantelazma Tedavisinde Kişiye Özel Yaklaşım

Ksantelazma yalnızca “göz kapağında yağ bezesi” olarak değerlendirilmemelidir. Lezyonun büyüklüğü ve derinliği kadar göz kapağının anatomisi ve hastanın genel metabolik durumu da önemlidir.

Küçük bir yüzeysel ksantelazma ile üst ve alt göz kapaklarına yayılmış bilateral ksantelazmanın tedavisi aynı değildir. Bazı hastalar lazer veya diğer yüzeysel yöntemler için uygunken, bazı hastalarda cerrahi eksizyon daha doğru seçenek olabilir.

Doç. Dr. Mustafa Köşker olarak Ankara’daki kliniğimizde ksantelazma ve diğer göz kapağı lezyonlarını oküloplastik cerrahi bakış açısıyla değerlendiriyor; tedavi planını göz kapağının doğal anatomisini ve fonksiyonunu koruyacak şekilde kişiye özel oluşturuyoruz.

Göz kapağınızda sarı veya sarı-beyaz plaklar fark ettiyseniz, lezyonun ksantelazma olup olmadığının belirlenmesi ve size uygun tedavi yönteminin planlanması için göz kapağı muayenesi yapılabilir.

Bilimsel Kaynaklar

  1. Blair K, Shah SS. Xanthelasma Palpebrarum. StatPearls Publishing, güncel 2026 baskısı.
  2. Hassan S ve ark. A Practical Review of the Management of Xanthelasma Palpebrarum. Plastic and Reconstructive Surgery – Global Open.
  3. Mourad B ve ark. Systematic Review of Laser Therapy in Xanthelasma Palpebrarum. International Journal of Dermatology.
Doç. Dr. Mustafa Köşker

Doç. Dr. Mustafa Köşker

👁 Göz Kapağı Düşüklüğü
👁 Göz Kapak Estetiği
👁 Alt Göz Kapak Estetiği
👁 Pitoz

Doç. Dr. Mustafa Köşker, göz hastalıkları uzmanıdır. Çalışmalarını özellikle göz kapağı estetiği (blefaroplasti), üst ve alt göz kapağı ameliyatları, oküloplastik cerrahi ve göz çevresi estetik cerrahisi üzerine yoğunlaştırmıştır. Tedavi yaklaşımında temel amacı; her hastaya kişiye özel planlama yapmak, doğal yüz ifadesini korumak ve güvenli, uzun ömürlü sonuçlar elde etmektir.

İçerik Doç. Dr. Mustafa Köşker tarafından hazırlanmış ve kontrol edilmiştir.

20+ Yıllık Deneyim
10000+ Başarılı Operasyon
Doçent Doktor Akademik Ünvan

Diğer Yazılar

Randevu
WhatsApp
Yol Tarifi
Instagram