PRP ve CGF Hakkında En Çok Sorulan 20 Soru

PRP ve CGF 20 Soru 1

PRP ve CGF Hakkında En Çok Sorulan 20 Soru

PRP nedir, ne işe yarar?

PRP (Platelet Rich Plasma), kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmadır. Kan alındıktan sonra özel bir cihazda ayrıştırılır ve elde edilen plazma uygulama bölgesine enjekte edilir.

PRP’nin temel amacı, içerdiği büyüme faktörleri aracılığıyla dokuların doğal onarım mekanizmalarını desteklemektir. Cilt kalitesinin artırılması, ince kırışıklıkların görünümünün azaltılması ve bazı saç dökülmesi türlerinin tedavisinde yardımcı yöntem olarak kullanılabilir. Ancak etkisi uygulama bölgesine ve kişinin özelliklerine göre değişir.

CGF nedir, PRP’den farkı nedir?

CGF (Concentrated Growth Factors), kişinin kendi kanından özel santrifüj işlemleriyle elde edilen, büyüme faktörleri açısından zengin bir kan ürünüdür.

PRP’den temel farkı hazırlanma yöntemi ve içerdiği fibrin yapısıdır. CGF, büyüme faktörlerinin dokuda daha kontrollü salınmasını sağlayabilecek bir yapıya sahiptir.

Her iki yöntem de doku yenilenmesini desteklemeyi amaçlar. Ancak CGF’nin daha yeni bir yöntem olması, her durumda PRP’den daha etkili olduğu anlamına gelmez.

PRP mi, CGF mi daha etkilidir?

CGF’nin PRP’den kesin olarak daha etkili olduğu söylenemez. İki yöntemin de kullanım alanları ve biyolojik özellikleri farklıdır.

PRP, özellikle saç dökülmesi ve bazı cilt uygulamalarında daha fazla klinik araştırmaya sahiptir. CGF ise fibrin yapısı ve büyüme faktörlerinin salınım özellikleri nedeniyle doku yenilenmesi alanında ilgi görmektedir.

Hangi yöntemin tercih edileceği, kişinin ihtiyacına ve hedeflenen tedaviye göre belirlenmelidir.

CGF gerçekten cildi gençleştirir mi?

CGF, cilt yenilenmesini destekleyebilir ve cilt kalitesinde iyileşme sağlayabilir. Özellikle ince kırışıklıklar, cilt dokusu ve elastikiyet kaybı üzerinde olumlu etkiler oluşturması hedeflenir.

Ancak CGF bir yüz germe işlemi değildir. Derin kırışıklıkları tamamen ortadan kaldırmaz, ileri derecede sarkmış dokuları kaldırmaz ve yaşlanmayı durdurmaz.

Bu nedenle CGF’yi belirgin yüz değişikliği sağlayan bir işlemden çok, cildin doğal yenilenmesini destekleyen yardımcı bir uygulama olarak değerlendirmek daha doğrudur.

CGF doğal kolajen üretimini artırır mı?

Evet, CGF’nin kolajen üretimini destekleyebilen biyolojik etkileri vardır. İçerdiği büyüme faktörleri, kolajen üretiminde görev alan fibroblast hücrelerinin faaliyetlerini uyarabilir.

Kolajen, cildin sıkılığını, dayanıklılığını ve esnekliğini sağlayan temel yapı taşlarından biridir. CGF uygulamalarının bu mekanizmayı desteklemesiyle cilt yapısında iyileşme amaçlanır.

Bununla birlikte her hastada aynı miktarda kolajen artışı veya gözle görülür gençleşme sağlanacağı garanti edilemez.

PRP ve CGF Güzellik ve Bilim 2

CGF enjeksiyonları ağrılı mıdır?

CGF enjeksiyonları hafif ağrı ve batma hissine neden olabilir ancak genellikle tolere edilebilir işlemlerdir.

Uygulama öncesinde uygun bölgelere lokal anestezik krem sürülerek rahatsızlık azaltılabilir. İşlem sırasında kullanılan iğnelerin inceliği, enjeksiyon bölgesi ve kişinin ağrı eşiği hissedilen rahatsızlığı etkiler.

Özellikle göz çevresi hassas bir bölge olduğu için hafif yanma veya batma hissedilebilir. İşlem sonrasında kısa süreli hassasiyet oluşması normaldir.

CGF kaç seans uygulanmalıdır?

CGF uygulamalarında tek bir standart seans sayısı yoktur. Bazı klinik araştırmalarda üç seanslık, yaklaşık dört hafta aralıklarla yapılan uygulamalar kullanılmıştır.

Ancak göz çevresi gençleştirme, genel cilt kalitesinin iyileştirilmesi ve saç dökülmesi için aynı seans programı geçerli değildir.

Seans sayısı, uygulama bölgesinin özelliklerine, tedavinin amacına ve hastanın verdiği yanıta göre belirlenmelidir. Her hastaya mutlaka üç veya dört seans uygulanması gerektiği doğru değildir.

CGF etkisini ne zaman göstermeye başlar?

CGF’nin etkileri hemen ortaya çıkan bir dolgu etkisi şeklinde değildir. Amaç, dokunun zaman içerisinde yenilenmesini desteklemektir.

Cilt yenilenmesine yönelik bazı çalışmalarda değişiklikler yaklaşık 4–8 hafta içerisinde değerlendirilmiş, 8–12. haftalarda cilt kalınlığında iyileşmeler ölçülmüştür.

Ancak bu süreler her estetik uygulama ve her hasta için kesin sonuç süresi olarak kabul edilemez. Enjeksiyondan hemen sonra oluşan geçici dolgunluk veya şişlik, tedavinin gerçek etkisiyle karıştırılmamalıdır.

CGF’nin etkisi ne kadar sürer?

CGF’nin etkisi kalıcı değildir. Cilt yaşlanması ve saç dökülmesi gibi biyolojik süreçler devam ettiği için elde edilen değişiklikler zamanla azalabilir.

Etkinin ne kadar sürdüğü; kişinin yaşı, cilt yapısı, uygulama bölgesi ve tedaviye verdiği yanıtla ilişkilidir.

CGF’nin sonuçlarının bütün hastalarda 6 ay, 1 yıl veya daha uzun süre devam edeceğini gösteren yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle belirli bir kalıcılık süresi garanti edilmemelidir.

CGF göz altı morluklarını geçirir mi?

CGF bazı göz altı morluklarında yardımcı olabilir ancak her morluğu geçirmez.

Göz altı morluklarının nedenleri farklıdır. İnce deri nedeniyle damarların belirginleşmesi, cilt pigmentasyonu, genetik özellikler ve göz altı çöküklükleri koyu görünüme yol açabilir.

CGF, cilt kalitesini destekleyerek özellikle deri inceliğiyle ilişkili görünümde iyileşme sağlayabilir. Ancak genetik pigmentasyonu tamamen ortadan kaldırması veya anatomik çöküklüğe bağlı gölgelenmeyi düzeltmesi beklenmez.

Tedavinin başarısı için öncelikle morluğun nedeni belirlenmelidir.

CGF göz altındaki ince kırışıklıkları azaltır mı?

CGF, göz altındaki yüzeysel ince kırışıklıkların görünümünü azaltmaya yardımcı olabilir.

Göz çevresindeki deri oldukça incedir. Yaşlanma, kolajen kaybı ve güneşin etkisiyle burada küçük çizgiler oluşabilir. CGF’nin doku yenilenmesini destekleyici özellikleri bu ince çizgiler üzerinde olumlu etki oluşturabilir.

Ancak belirgin deri fazlalığını, derin kırışıklıkları veya göz kapağı sarkmasını ortadan kaldırmaz. Bu durumlarda farklı estetik veya cerrahi yöntemler gerekebilir.

CGF göz altı torbalarını ortadan kaldırabilir mi?

Hayır. CGF, göz altındaki belirgin yağ torbalarını ortadan kaldırmaz.

Göz altı torbaları çoğunlukla göz çevresindeki yağ dokularının öne doğru belirginleşmesiyle oluşur. Bu durum anatomik bir problemdir.

CGF, çevredeki cilt kalitesini destekleyebilir ancak öne çıkan yağ paketlerini ortadan kaldırmaz veya kalıcı olarak geriye taşımaz.

Belirgin yağ torbalarında, hastanın anatomik yapısına göre transkonjonktival (kapalı teknik) alt göz kapağı ameliyatı gibi cerrahi yöntemler değerlendirilebilir.

CGF göz altı çöküklüklerini düzeltebilir mi?

CGF, belirgin göz altı çöküklüklerini doldurmak için kullanılan bir hacim tedavisi değildir.

Göz altı çöküklüğü, yağ dokusunun dağılımı, kemik yapısı veya yaşlanmaya bağlı hacim kaybı nedeniyle oluşabilir.

CGF, cilt kalitesini iyileştirmeye yardımcı olsa da bu anatomik hacim eksikliğini güvenilir ve kalıcı biçimde gidermez.

Belirgin çöküklüklerde uygun hastalarda dolgu, yağ dokusunun yeniden konumlandırılması veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.

CGF enjeksiyonlarının yan etkileri nelerdir?

CGF sonrasında en sık görülen yan etkiler kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve morarmadır.

Bu şikâyetler çoğunlukla geçicidir. CGF kişinin kendi kanından hazırlandığı için ürünün kendisine karşı alerjik reaksiyon olasılığı oldukça düşüktür.

Ancak kişinin kendi kanından elde edilmesi işlemin tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez. Enfeksiyon, kanama ve enjeksiyona bağlı doku veya damar hasarı gelişebilir.

Özellikle göz çevresindeki enjeksiyonlar, bölgenin hassas anatomisi nedeniyle bu alanda deneyimli hekimler tarafından yapılmalıdır.

CGF sonrasında şişlik veya morarma olur mu?

Evet. CGF enjeksiyonundan sonra hafif şişlik ve morarma görülebilir.

İğnenin dokudan geçmesi ve küçük damarların etkilenmesi nedeniyle bu durum oluşabilir. Özellikle göz altı derisinin ince yapısı morlukların daha belirgin görünmesine neden olabilir.

Hafif şişlik genellikle ilk birkaç gün içerisinde azalır. Morlukların kaybolması bazen bir haftayı aşabilir.

Şişlik giderek artıyorsa, şiddetli ağrı eşlik ediyorsa veya görmede değişiklik meydana geliyorsa normal iyileşme süreci olarak değerlendirilmemeli ve acilen muayene yapılmalıdır.

CGF kimlere uygulanmamalıdır?

CGF her hastaya uygulanabilecek bir işlem değildir.

Aktif enfeksiyonu, ciddi trombosit düşüklüğü veya önemli pıhtılaşma bozukluğu bulunan hastalarda uygulamadan kaçınılmalıdır.

Kan sulandırıcı ilaç kullananlar, aktif kanser tedavisi görenler, hamileler ve emzirenler için ayrıca risk değerlendirmesi gerekir. Bu gruplarda yeterli güvenlik verisi bulunmayabilir.

Özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, CGF yapılabilmesi amacıyla hekime danışılmadan kesinlikle kesilmemelidir.

CGF sonrasında nelere dikkat edilmelidir?

CGF sonrasında ilk 24 saat uygulama bölgesini korumak önemlidir.

Enjeksiyon yapılan alan ovuşturulmamalı, masaj yapılmamalı ve bölgeye gereksiz baskı uygulanmamalıdır.

İlk gün ağır egzersizden, saunadan, hamamdan ve aşırı sıcak ortamlardan uzak durulması önerilir. Cilt temizliği nazikçe yapılmalı, enjeksiyon noktalarının kirlenmesinden kaçınılmalıdır.

Göz çevresine uygulama yapılmışsa aynı gün bölgeye makyaj yapılmaması tercih edilir. Hekimin uygulamaya özel bakım önerileri esas alınmalıdır.

CGF fiyatları neye göre değişir?

CGF fiyatları uygulama bölgesine, seans sayısına ve kullanılan hazırlama sistemine göre değişir.

Örneğin göz çevresi, tüm yüz veya saçlı deriye yönelik uygulamaların kapsamı aynı değildir. Hastadan alınacak kan miktarı, hazırlama sistemi ve planlanan tedavi de maliyeti etkileyebilir.

Bu nedenle bütün hastalar için tek bir fiyat belirlemek doğru değildir. Uygulama öncesinde kişinin ihtiyacı değerlendirilerek tedavi planı ve toplam maliyet açıklanmalıdır.

CGF yapıldıktan sonra nelere dikkat edilmelidir?

İlk 24–48 saat, enjeksiyona bağlı hassasiyet ve şişliği artırabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır.

Uygulama bölgesi sıkılmamalı veya masajla zorlanmamalıdır. Ağır egzersizden, aşırı sıcaktan ve yoğun güneş maruziyetinden kaçınılması önerilir.

İlk saatlerde hafif kızarıklık ve hassasiyet gelişebilir. Ancak giderek artan ağrı, belirgin kızarıklık, ateş veya iltihaplanma bulguları varsa hekime başvurulmalıdır.

Göz çevresine yapılan enjeksiyonlardan sonra ani görme azalması, görme kaybı veya şiddetli göz ağrısı gelişmesi acil değerlendirme gerektirir.

CGF saç çıkarır mı?

Evet, CGF bazı saç dökülmesi türlerinde saç çıkışını ve yoğunluğunu artırmaya yardımcı olabilir. Ancak tamamen kellik oluşmuş bir bölgede yeniden saç çıkmasını garanti etmez.

CGF içerisindeki büyüme faktörleri, mevcut saç köklerinin faaliyetlerini destekleyebilir. Özellikle erkek tipi ve kadın tipi saç dökülmesinde saç tellerinin kalınlaşması ve saç yoğunluğunun artması hedeflenir.

Bununla birlikte saç köklerinin tamamen kaybolduğu bölgelerde CGF ile yeni saç kökleri oluşturulması beklenmez.

CGF, uygun hastalarda saç dökülmesi tedavisine yardımcı bir yöntem olarak değerlendirilebilir; saç ekiminin veya gerekli tıbbi tedavilerin doğrudan alternatifi değildir.

 

Doç. Dr. Mustafa Köşker

Doç. Dr. Mustafa Köşker

👁 Göz Kapağı Düşüklüğü
👁 Göz Kapak Estetiği
👁 Alt Göz Kapak Estetiği
👁 Pitoz

Doç. Dr. Mustafa Köşker, göz hastalıkları uzmanıdır. Çalışmalarını özellikle göz kapağı estetiği (blefaroplasti), üst ve alt göz kapağı ameliyatları, oküloplastik cerrahi ve göz çevresi estetik cerrahisi üzerine yoğunlaştırmıştır. Tedavi yaklaşımında temel amacı; her hastaya kişiye özel planlama yapmak, doğal yüz ifadesini korumak ve güvenli, uzun ömürlü sonuçlar elde etmektir.

İçerik Doç. Dr. Mustafa Köşker tarafından hazırlanmış ve kontrol edilmiştir.

20+ Yıllık Deneyim
10000+ Başarılı Operasyon
Doçent Doktor Akademik Ünvan

Diğer Yazılar

Randevu
WhatsApp
Yol Tarifi
Instagram