
Göz kapağı düşüklüğü, tıbbi adıyla pitozis veya blefaroptozis, üst göz kapağının normal seviyesinden daha aşağıda bulunmasıdır. Tek veya iki gözde, doğuştan ya da sonradan ortaya çıkabilir. Yaşlanmaya bağlı olarak göz kapağını kaldıran kasın tendonunda gevşeme en sık nedenlerden biridir; ancak sinir hastalıkları, kas hastalıkları, geçirilmiş göz ameliyatları, uzun süreli kontakt lens kullanımı, travma ve botoks uygulamaları da pitozise yol açabilir. Tedavi, düşüklüğün nedenine göre belirlenir. Kalıcı yapısal pitozislerde en etkili tedavi çoğunlukla cerrahidir.
Göz kapağı düşüklüğü (pitozis), üst göz kapağı kenarının normal olması gereken seviyeden aşağıda bulunmasıdır. Hafif vakalarda yalnızca iki göz arasında küçük bir asimetri fark edilirken, ileri vakalarda göz kapağı göz bebeğinin bir bölümünü veya tamamını örterek görme alanını daraltabilir.
Pitozis sadece estetik bir problem değildir. Bazı hastalar gün boyunca gözlerini açık tutabilmek için farkında olmadan kaşlarını sürekli kaldırır. Bu durum alın çizgilerinin belirginleşmesine, göz çevresinde yorgunluk hissine ve özellikle günün ilerleyen saatlerinde kaş veya alın bölgesinde ağrıya neden olabilir.
Çocuklarda ise ileri derecede göz kapağı düşüklüğü görme eksenini kapatıyorsa normal görme gelişimini engelleyebilir ve göz tembelliğine (ambliyopi) yol açabilir. Bu nedenle doğuştan pitozis erişkinlerdeki estetik kapak düşüklüğünden farklı değerlendirilmelidir.
Ancak aynaya baktığında gözlerini düşük gören herkesin gerçek pitozisi yoktur. Üst göz kapağındaki fazla cilt, düşük kaş pozisyonu veya göz çevresindeki anatomik farklılıklar da göz kapağını düşük gösterebilir.
Bu nedenle ilk soru:
“Göz kapağı gerçekten mi düşük, yoksa düşük mü görünüyor?” olmalıdır.
Göz kapağı düşüklüğünün en belirgin belirtisi üst göz kapağının bir veya iki tarafta normalden daha aşağıda olmasıdır.
Hastalarda şu belirtiler görülebilir:
Özellikle gün içerisinde değişen ve yoruldukça artan pitozis, nöromüsküler hastalıklar açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Myastenia gravis gibi bazı hastalıklarda göz kapağı düşüklüğü sabah daha hafifken akşama doğru belirginleşebilir.
“Göz kapağı düşüklüğü neden olur?” sorusunun tek bir cevabı yoktur.
Üst göz kapağının kaldırılmasında temel olarak levator palpebrae superioris kası, bu kasın göz kapağına bağlandığı levator aponevrozu ve yardımcı olarak Müller kası görev alır.
Bu sistemin kasında, tendonunda veya sinir iletiminde meydana gelen bir problem pitozise yol açabilir.
Göz kapağı düşüklüğünün başlıca nedenleri şunlardır:
Erişkinlerde görülen göz kapağı düşüklüğünün en yaygın nedenlerinden biri yaşla birlikte levator kasının göz kapağına bağlandığı tendon yapısının gevşemesi veya ayrılmasıdır.
Buna aponevrotik veya involüsyonel pitozis denir.
Kasın kendisi çoğunlukla çalışmaktadır; ancak oluşturduğu kuvvet göz kapağına yeterince aktarılamaz.
Bu nedenle kişinin:
Bu tip pitozis özellikle orta ve ileri yaşlarda sık görülür.
Özellikle uzun yıllar sert kontakt lens kullanımı, kapağın sürekli mekanik olarak manipüle edilmesine bağlı olarak levator aponevrozunda gevşemeye katkıda bulunabilir.
Yumuşak kontakt lens kullanıcılarında da uzun süreli kapak çekiştirme alışkanlığı benzer mekanizmayla risk oluşturabilir.
Bu nedenle kontakt lens kullanan ve sonradan gelişen kapak düşüklüğü bulunan hastalarda kullanım süresi ve lensi takıp çıkarma yöntemi de sorgulanmalıdır. Moorfields Eye Hospital da uzun süreli kontakt lens kullanımını edinilmiş pitozisin nedenleri arasında saymaktadır.
Katarakt, retina, glokom veya diğer göz ameliyatlarından sonra bazı hastalarda göz kapağı düşüklüğü gelişebilir.
Bunun nedenleri arasında:
Bazı ameliyat sonrası pitozisler geçicidir ve zamanla gerilerken, kalıcı hale gelen aponevrotik pitozislerde cerrahi tedavi gerekebilir. Edinilmiş pitozis değerlendirmesinde daha önce geçirilmiş göz ameliyatlarının sorgulanması bu nedenle önemlidir.
Göz kapağını kaldıran levator kası üçüncü kafa siniri tarafından kontrol edilir.
Bu siniri etkileyen bazı hastalıklar pitozise yol açabilir.
Örneğin:
Özellikle aniden ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğüne çift görme, göz hareketlerinde kısıtlılık, şiddetli baş ağrısı veya iki göz bebeği arasında büyüklük farkı eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir.
Akut pitozis her zaman estetik bir göz kapağı problemi olarak kabul edilmemelidir.
Levator kasını veya kas-sinir bağlantısını etkileyen hastalıklar da pitozise neden olabilir.
Bunlardan bazıları:
Bu hastalarda tedavi yalnızca göz kapağını yükseltmeye yönelik olmamalı; altta yatan hastalık da araştırılmalıdır.
Göze veya göz çevresine alınan darbeler levator kasına, aponevroza veya bu yapıları çalıştıran sinirlere zarar verebilir.
Bu durumda travmatik pitozis gelişebilir.
Tedavinin zamanı ve yöntemi hasarın yerine ve iyileşme sürecine göre belirlenir.
Bazen göz kapağını kaldıran sistem normaldir ancak kapağın üzerindeki ağırlık göz kapağını aşağı doğru çeker.
Örneğin:
mekanik pitozise neden olabilir.
Göz kapağı düşüklüğü oluşma mekanizmasına göre genel olarak şu gruplara ayrılır:
Erişkinlerde en sık karşılaşılan tiplerden biridir. Levator kası çalışır ancak kasın göz kapağına bağlandığı aponevroz gevşemiş veya ayrılmıştır.
Çocuk doğduğunda vardır veya yaşamın ilk yılında ortaya çıkar. En sık neden levator kasının normal gelişmemesidir.
Göz kapağını kaldıran sinir yollarındaki bozukluklardan kaynaklanır.
Levator kasını veya kas-sinir bağlantısını etkileyen hastalıklarda görülür.
Göz kapağındaki kitle, ödem veya skar gibi fiziksel ağırlığa bağlıdır.
Travma sonucu kas, aponevroz veya sinir yapılarının zarar görmesine bağlı gelişir.
Bu sınıflandırma tedavi seçiminde önemlidir. Çünkü her göz kapağı düşüklüğüne aynı ameliyat uygulanmaz.
Tek taraflı göz kapağı düşüklüğü, yalnızca sağ veya sol üst göz kapağının düşük olmasıdır.
Yıllardır var olan sabit bir tek taraflı pitozis ile birkaç saat içerisinde başlayan pitozis aynı şekilde değerlendirilmez.
Tek taraflı göz kapağı düşüklüğünün nedenleri arasında:
Evet.
Özellikle daha önce gözleri simetrik olan bir kişide aniden gelişen tek taraflı pitozis mutlaka değerlendirilmelidir.
Şu belirtilerden biri varsa beklenmemelidir:
Bu durumda öncelik estetik değerlendirme değil, nedenin belirlenmesidir.
Göz kapağı gerçekten düşük olmadığı halde düşük görünüyorsa buna yalancı pitozis veya psödoptozis denir.
En önemli nedenleri arasında:
Özellikle yaşla birlikte üst göz kapağı cilt fazlalığı ile gerçek pitozis çok sık karıştırılır.
Bu ayrım cerrahi planlama açısından kritiktir.
Hayır.
Üst göz kapağı estetiği (blefaroplasti) esas olarak fazla cilt ve gerektiğinde yağ dokusunun düzenlenmesine yönelik bir işlemdir.
Pitozis ameliyatı ise göz kapağının seviyesini yükseltmek için levator veya Müller kası gibi kapağı kaldıran yapıların düzeltilmesini amaçlar.
Bir hastada yalnızca fazla cilt varsa blefaroplasti yeterli olabilir.
Ancak hastada gerçek pitozis varsa yalnızca cilt çıkarmak göz kapağı düşüklüğünü düzeltmez.
Bazı hastalarda ise hem dermatoşalazis hem gerçek pitozis birlikte bulunur. Bu durumda blefaroplasti ve pitozis cerrahisi aynı seansta planlanabilir.
Bir diğer önemli karışıklık kaş düşüklüğüdür.
Kaş aşağı doğru yer değiştirdiğinde üst göz kapağındaki cildi de aşağı iter. Hasta bunu “göz kapağım düştü” şeklinde tarif edebilir.
Muayenede:
Bazı hastalarda yalnızca kaş kaldırma, bazılarında yalnızca pitozis cerrahisi, bazılarında blefaroplasti, bazılarında ise bu işlemlerin kombinasyonu gerekebilir.
Botoks sonrası göz kapağı düşüklüğü, özellikle alın ve kaş arası bölgesine yapılan botulinum toksin uygulamalarından sonra görülebilen, genellikle geçici bir komplikasyondur.
Botulinum toksini hedeflenen kasın dışına yayılarak göz kapağını kaldıran levator palpebrae superioris kasını etkilerse gerçek göz kapağı pitozisi meydana gelebilir.
Literatürde botulinum toksinine bağlı blefaroptozisin çoğunlukla enjeksiyondan sonraki 3–14 gün içerisinde başladığı bildirilmektedir. Etki kalıcı değildir; toksinin etkisi azaldıkça göz kapağı fonksiyonu genellikle kademeli olarak geri döner.
Hayır.
Bu ayrım çok önemlidir.
Botoks sonrasında iki farklı durum oluşabilir:
1. Gerçek göz kapağı pitozisi:
Toksin levator kasını etkiler ve göz kapağının kirpikli kenarı aşağı iner.
2. Kaş pitozisi:
Alın kasına yapılan botoks kaşı yukarı kaldıran frontal kası fazla zayıflatır. Kaş aşağı iner ve üst göz kapağındaki cildi aşağı doğru iter.
Hasta her iki durumda da “göz kapağım düştü” diyebilir ancak tedavi yaklaşımı aynı değildir.
Bu nedenle botoks sonrası kapak düşüklüğünde öncelikle kaş mı düştü, göz kapağı mı düştü? sorusunun yanıtlanması gerekir.
Botulinum toksinine bağlı gerçek göz kapağı düşüklüğü çoğu hastada geçicidir.
Çalışmalarda başlangıcın genellikle ilk günler ile yaklaşık iki hafta arasında olduğu ve pitozisin çoğu hastada toksinin etkisi azaldıkça haftalar içerisinde gerilediği bildirilmektedir. Bazı serilerde 2–4 haftalık iyileşme bildirilse de her hastada süre aynı değildir ve daha uzun sürebilir.
Bu nedenle hastaya kesin olarak:
“7 günde geçer”
veya
“21. günde tamamen düzelir” demek doğru değildir.
Botoks sonrası pitozis geliştiğinde önce doğru tanı konulmalıdır.
Gerçek levator pitozisinde hekim tarafından uygun görülürse Müller kasını geçici olarak uyararak kapağı birkaç milimetre yükseltebilen bazı reçeteli göz damlaları değerlendirilebilir.
Apraklonidin bu amaçla literatürde uzun süredir kullanılan ilaçlardan biridir. Küçük klinik serilerde botulinum toksinine bağlı pitoziste geçici kapak yükselmesi bildirilmiştir. Bazı ülkelerde edinilmiş pitozis için oksimetazolin içeren reçeteli göz damlaları da bulunmaktadır. Bu ilaçlar herkese uygun değildir ve göz hekimi değerlendirmesi olmadan kullanılmamalıdır.
Bu ilaçlar botoksun etkisini ortadan kaldırmaz. Kapak yüksekliğinde geçici bir iyileşme sağlayabilir.
Asıl iyileşme toksinin levator üzerindeki etkisinin zaman içerisinde azalmasıyla gerçekleşir.
İnternette “botoks sonrası göz kapağı düşüklüğü egzersizleri” başlığı altında göz kırpma, kaş kaldırma veya farklı yüz egzersizleri önerilebilmektedir.
Ancak bu egzersizlerin botulinum toksininin levator üzerindeki etkisini anlamlı şekilde ortadan kaldırdığını veya iyileşme süresini kısalttığını gösteren güçlü bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Botoks sonrası pitozis kasın “tembelleşmesinden” değil, sinir-kas iletiminin toksin tarafından geçici olarak bloke edilmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle çok sayıda göz kapağı egzersizi yapmak toksini etkisiz hale getirmez.
Botoks sonrası göz kapağınızda düşüklük oluştuysa paniğe kapılmadan işlemi yapan hekim veya bir göz hastalıkları/oküloplasti uzmanı tarafından değerlendirilmek uygun olur.
Muayenede:
değerlendirilebilir.
Botoks sonrasında başlayan her kapak asimetrisini otomatik olarak botoksa bağlamamak da önemlidir.
“Botoks sonrası göz kapağı düşüklüğü yaşayanlar” veya “botoks sonrası göz kapağı düşüklüğü Kadınlar Kulübü” gibi aramalar yapan kişiler çok sayıda kişisel deneyimle karşılaşabilir.
Bu yorumlar hastaların yaşadıklarını anlamak açısından fikir verebilir; ancak tıbbi değerlendirme yerine kullanılamaz.
Bir kişide kaş pitozisi varken diğerinde gerçek levator pitozisi olabilir. Bir başkasında ise botoksla ilgisi olmayan önceden mevcut bir göz kapağı düşüklüğü belirginleşmiş olabilir.
Dolayısıyla başka bir hastada işe yarayan damla, egzersiz veya bekleme süresini doğrudan kendinize uygulamak doğru değildir.
Gerçek göz kapağı pitozisinin standart tedavisi botoks değildir.
Hatta uygun olmayan bölgelere yapılan botoks geçici pitozise neden olabilir.
Bazı yüz asimetrilerinde veya karşı göz kapağı ve kaş pozisyonunun düzenlenmesi gereken çok özel durumlarda botulinum toksini yardımcı amaçlarla kullanılabilir; ancak bu durum pitozis tedavisi için göz kapağına botoks yapılması anlamına gelmez.
Yaşa bağlı aponevrotik pitozis, doğuştan pitozis veya levator kası problemlerinde botoks yapısal problemi düzeltmez.
Göz çevresine yapılan dolgu uygulamalarından sonra oluşan şişlik, fazla hacim veya dokudaki ağırlık göz kapağının daha düşük görünmesine neden olabilir.
Bu durum her zaman gerçek levator pitozisi değildir.
Ancak göz çevresi dolgularında nadir fakat ciddi damar komplikasyonları da meydana gelebileceğinden dolgu sonrasında:
Hyalüronik asit dolgu uygulamalarından sonra gözle ilişkili nadir komplikasyonlar arasında pitozis, diplopi ve oftalmopleji de bildirilmiştir.
“Ameliyat sonrası göz kapağı düşüklüğü” veya “ameliyattan sonra göz kapağı düşüklüğü” farklı ameliyatlardan sonra görülebilir.
Katarakt ve diğer göz ameliyatlarından sonra erken dönemde ödem nedeniyle geçici kapak asimetrisi görülebilir.
Bazı hastalarda ise daha önceden zayıflamış levator aponevrozu belirgin hale gelebilir.
Düşüklük erken dönemde ortaya çıktıysa hemen ameliyat kararı verilmez. Kapak pozisyonunun zaman içerisindeki değişimi izlenir ve kalıcı olduğu düşünülen durumlarda pitozis cerrahisi değerlendirilebilir.
Blefaroplasti sonrasında da göz kapağında düşüklük fark edilebilir.
Bunun birkaç nedeni olabilir:
Özellikle ameliyat öncesinde gerçek pitozis ile cilt fazlalığının ayrılması bu nedenle önemlidir.
Çocuğun doğumdan itibaren veya yaşamının ilk yılında üst göz kapağının düşük olması doğuştan göz kapağı düşüklüğü (konjenital pitozis) olarak adlandırılır.
En sık neden göz kapağını kaldıran levator kasının anne karnındaki gelişiminin normal olmamasıdır.
Doğuştan pitozis:
derecede olabilir.
En sık neden levator kasının gelişimsel bozukluğudur.
Daha nadir olarak doğumsal pitozise:
Bu nedenle çocukluk çağındaki pitozis yalnızca kapak yüksekliği açısından değerlendirilmez.
Çocuklarda tedavi kararında en önemli konu görme gelişimidir.
Kapak göz bebeğini kapatıyor, görme eksenini engelliyor veya çocuk sürekli çenesini yukarı kaldırarak görmeye çalışıyorsa daha erken cerrahi gerekebilir.
Hafif pitozislerde görme etkilenmiyorsa çocuk düzenli olarak takip edilebilir.
Takip sırasında:
Konjenital pitoziste görme ekseninin kapanması ambliyopi açısından önemlidir.
Ameliyat yöntemi büyük ölçüde levator kasının çalışma gücüne göre belirlenir.
Kas fonksiyonu yeterliyse levator kasını güçlendiren işlemler yapılabilir.
Kas fonksiyonu çok zayıfsa frontal askı yöntemi tercih edilebilir. Bu yöntemde göz kapağı, alın kasının hareketinden yararlanacak şekilde askılanır.
Çocuklarda ameliyat genellikle genel anestezi altında yapılır.
Pitozis tanısının en önemli bölümü ayrıntılı göz ve göz kapağı muayenesidir.
Muayenede sadece göz kapağının düşük olup olmadığına bakılmaz.
Göz bebeğinin ışık refleksi ile üst göz kapağı kenarı arasındaki mesafe ölçülür. Bu ölçüm pitozis derecesini objektif olarak değerlendirmede kullanılır.
Hasta aşağı ve yukarı bakarken üst göz kapağının hareket miktarı ölçülür.
Bu değer ameliyat yönteminin seçilmesinde son derece önemlidir.
Özellikle aponevrotik pitoziste kapak kıvrımı normalden daha yüksekte olabilir.
Doğuştan pitoziste ise kapak kıvrımı silik veya zayıf olabilir.
Kaş düşüklüğü ve hastanın kaşlarını istemsiz olarak ne kadar kaldırdığı değerlendirilir.
İleri pitoziste üst görme alanının ne ölçüde etkilendiği değerlendirilebilir.
Özellikle yeni başlayan veya tek taraflı pitoziste sinir sistemiyle ilişkili nedenlerin dışlanması açısından önemlidir.
Pitozis ameliyatından sonra göz kapağı daha açık konuma geleceği için ameliyat öncesinde gözün kapanması, kornea ve gözyaşı filmi değerlendirilmelidir.
Güncel blefaroptozis değerlendirmelerinde kapak ölçümleriyle birlikte görme, pupilla, göz hareketleri, kornea ve göz yüzeyinin değerlendirilmesi önerilmektedir.
Bu sorunun cevabı pitozisin nedenine bağlıdır.
Örneğin botoksa bağlı geçici pitozis ile yaşa bağlı aponevrotik pitozis aynı şekilde tedavi edilmez.
Kalıcı yapısal pitoziste:
Bazı geçici veya nörolojik pitozislerde ise altta yatan neden tedavi edildiğinde göz kapağı kendiliğinden düzelebilir.
“Göz kapağı düşüklüğü ameliyatsız nasıl geçer?” en sık sorulan sorulardan biridir.
Burada ilk olarak pitozisin nedenini ayırmak gerekir.
Botoks sonrası gelişen geçici pitozis zamanla kendiliğinden düzelebilir.
Bazı nörojenik pitozislerde sinir fonksiyonu geri dönebilir.
Bazı erişkin edinilmiş pitozislerde reçeteli göz damlaları geçici kapak yükselmesi sağlayabilir.
Ancak levator aponevrozunun gevşemesine veya doğuştan levator kası yetersizliğine bağlı kalıcı pitozis egzersiz veya kremle anatomik olarak düzelmez.
Bu tür hastalarda kalıcı çözüm çoğunlukla cerrahidir.
İnternette çay poşeti, salatalık, çeşitli yağlar, masaj ve yüz egzersizleri “göz kapağı düşüklüğü doğal çözüm” olarak önerilebilmektedir.
Soğuk uygulama ödemli bir göz kapağının şişliğini geçici olarak azaltabilir ancak gerçek pitoziste levator kasının veya aponevrozunun pozisyonunu düzeltmez.
Bu nedenle ödem ile gerçek pitozis birbirinden ayrılmalıdır.
Gerçek pitozisi düzelttiği bilimsel olarak kanıtlanmış bir bitkisel tedavi bulunmamaktadır.
Üstelik bitkisel karışımların göz kapağına veya göze yakın uygulanması:
Bu nedenle sebebi bilinmeyen bir göz kapağı düşüklüğünü bitkisel ürünlerle tedavi etmeye çalışmak yerine önce doğru tanının konulması gerekir.
Yapısal pitoziste göz egzersizlerinin levator aponevrozunu tekrar eski yerine bağladığını veya gelişimsel levator kası yetersizliğini düzelttiğini gösteren bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Dolayısıyla kalıcı göz kapağı düşüklüğünün standart tedavisi göz egzersizi değildir.
Evet; ancak düzelme ihtimali nedenine bağlıdır.
Geçici pitozisler:
Botoks, ödem veya bazı sinir problemlerine bağlı pitozisler kendiliğinden gerileyebilir.
Yapısal pitozisler:
Yaşa bağlı aponevrotik veya doğuştan pitozis çoğunlukla kendiliğinden tamamen düzelmez.
Bu hastalarda cerrahi tedaviyle göz kapağı seviyesi belirgin şekilde düzeltilebilir.
Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı, göz kapağının aşağıda bulunmasına neden olan anatomik probleme göre kapağı kaldıran mekanizmanın güçlendirilmesi veya yeniden konumlandırılmasıdır.
Tek bir pitozis ameliyatı yoktur.
Muayeneye göre farklı cerrahi yöntemler kullanılır.
Yaşa bağlı ve aponevrotik pitozislerde sık kullanılan yöntemlerden biridir.
Üst göz kapağının doğal kıvrımından yapılan kesiyle levator aponevrozuna ulaşılır. Gevşemiş veya ayrılmış yapı yeniden konumlandırılarak göz kapağının seviyesi yükseltilir.
Yöntemin önemli avantajlarından biri, yetişkin hastalarda uygun koşullarda ameliyat sırasında kapak yüksekliği ve konturunun değerlendirilebilmesidir.
Uygun seçilmiş, levator fonksiyonu iyi olan bazı hafif veya orta dereceli pitozis hastalarında göz kapağının iç yüzünden gerçekleştirilen yöntemler kullanılabilir.
Bu yaklaşımda dışarıdan cilt kesisi yapılmadan Müller kası ve konjonktiva üzerinden kapak seviyesi düzenlenir.
Her pitozis hastası bu yöntem için uygun değildir.
Levator kasının çalışma gücü çok zayıfsa göz kapağını kaldırmak için alın kasından yararlanılır.
Özellikle ileri doğuştan pitozislerde kullanılan önemli yöntemlerden biridir.
Evet, uygun hastalarda yapılabilir.
Özellikle ileri yaşlarda hem:
Bu durumda yalnızca fazla cilt alınırsa hasta ameliyattan sonra hâlâ gözünü düşük görebilir.
Bu nedenle ameliyat öncesi değerlendirmede:
“Fazla cilt mi var, pitozis mi var, kaş mı düşük, yoksa bunların birkaçı birlikte mi?” sorusu cevaplanmalıdır.
Uygun hastalarda üst blefaroplasti ile pitozis ameliyatı aynı seansta gerçekleştirilebilir.
Erişkin pitozis ameliyatlarının önemli bir bölümü uygun hastalarda lokal anestezi altında yapılabilir.
Lokal anestezinin avantajlarından biri, hastanın ameliyat sırasında gözlerini açıp kapatabilmesi ve cerrahın kapak seviyesini değerlendirebilmesidir.
Çocuklarda ve bazı özel durumlarda genel anestezi tercih edilir.
Pitozis cerrahisi birçok merkezde günübirlik cerrahi olarak uygulanmaktadır.
İyileşme kişiden kişiye ve yapılan cerrahinin türüne göre değişir.
Genel olarak:
İlk 2–3 gün:
Şişlik ve morluğun en belirgin olduğu dönemdir.
Yaklaşık 1 hafta:
Dikiş kullanılan yöntemlerde dikişler sıklıkla yaklaşık bir hafta civarında alınır.
7–14 gün:
Şişlik ve morluk önemli ölçüde azalır ve birçok hasta sosyal yaşamına daha rahat döner.
İlk birkaç hafta:
İki göz arasında geçici yükseklik farkları ve şişlik kaynaklı asimetri görülebilir.
Sonraki haftalar ve aylar:
Kapak dokusu yumuşar ve nihai kapak konturu daha net hale gelir.
Moorfields Eye Hospital, pitozis cerrahisinde dikişlerin yaklaşık bir hafta civarında alınabildiğini ve ilk kontrolün genellikle 1–2 hafta içerisinde yapıldığını belirtmektedir. Şişlik ve morlukların ilk haftalarda bulunması olağandır.
Dolayısıyla “pitozis ameliyatı kaç günde iyileşir?” sorusuna tek bir gün vermek doğru değildir.
Çoğu hastada günlük yaşama dönüş ile ameliyatın nihai sonucunun ortaya çıkması farklı zamanlardır.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi pitozis ameliyatının da bazı riskleri vardır.
Bunlardan başlıcaları:
olarak sayılabilir.
Burada önemli nokta yalnızca göz kapağını mümkün olduğunca yukarı kaldırmak değildir.
Amaç; gözü daha açık hale getirirken göz kapağının kapanma fonksiyonunu, kornea sağlığını, doğal kapak konturunu ve iki göz arasındaki dengeyi korumaktır.
Bazı hastalarda ameliyat öncesinde tek gözün belirgin şekilde düşük olduğu düşünülür.
Düşük kapak düzeltildikten sonra diğer gözün de hafif düşük olduğu fark edilebilir.
Bu durum göz kapaklarının sinirsel kontrolüyle ilişkili Hering yasası nedeniyle ortaya çıkabilir.
Moorfields da tek taraflı pitozis düzeltildikten sonra daha önce fark edilmeyen karşı taraf pitozisinin belirginleşebileceğini belirtmektedir.
Bu nedenle pitozis değerlendirmesinde yalnızca düşük görünen göz değil, iki göz birlikte değerlendirilir.
“Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı hangi doktor yapar?” sorusu özellikle önemlidir çünkü pitozis sadece cilt fazlalığı değildir.
Pitozis cerrahisi başta göz hastalıkları uzmanlığı içerisindeki oküloplastik cerrahi alanının temel ameliyatlarından biridir.
Oküloplastik cerrahi:
Bazı merkezlerde plastik ve rekonstrüktif cerrahlar da göz kapağı cerrahileri yapmaktadır. Ancak gerçek pitozis bulunan hastalarda ameliyat öncesinde görme, göz hareketleri, pupilla, kornea, gözyaşı yüzeyi ve levator fonksiyonunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden oftalmolojik değerlendirme önemlidir.
Göz hastanelerindeki oküloplasti birimlerinde pitozis cerrahisi rutin olarak uygulanmaktadır; örneğin SBÜ Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2026 tarihli hizmet tanımında doğumsal ve yaşa bağlı pitozis ile pitozis cerrahisi oküloplasti biriminin çalışma alanları arasında yer almaktadır.
İlk başvurulabilecek bölüm Göz Hastalıkları bölümüdür.
Hastanede oküloplasti birimi bulunuyorsa hasta değerlendirme sonrasında bu bölüme yönlendirilebilir.
Özellikle:
Plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanları da göz çevresi ve göz kapağı ameliyatları gerçekleştirebilir.
Ancak burada blefaroplasti ile pitozis ameliyatını birbirinden ayırmak gerekir.
Blefaroplasti fazla cildi düzeltirken gerçek pitozis cerrahisinde levator mekanizmasının değerlendirilmesi ve gerektiğinde onarılması gerekir.
Özellikle görme fonksiyonu, göz hareketleri veya nörolojik neden ihtimali bulunan hastalarda göz hastalıkları ve oküloplastik değerlendirme önem kazanır.
“Göz kapağı düşüklüğü doktor tavsiyesi” ararken yalnızca sosyal medya öncesi-sonrası fotoğraflarına bakmak yeterli değildir.
Doktor seçerken şu sorular daha değerlidir:
Pitozis cerrahisinde doğru ameliyatı seçmek, ameliyatın kendisi kadar önemlidir.
Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı fiyatı için herkes için geçerli tek bir ücret vermek mümkün değildir.
Fiyatı etkileyen başlıca faktörler:
Bu nedenle doğru fiyatlandırma, pitozis muayenesi ve uygulanacak cerrahi yöntem belirlendikten sonra yapılabilir.
Sadece fotoğraf üzerinden fiyat belirlemek bazı hastalarda yanıltıcı olabilir; çünkü dışarıdan benzer görünen iki göz kapağı düşüklüğünde tamamen farklı cerrahi yöntemler gerekebilir.
Evet. Türkiye’deki bazı devlet ve eğitim araştırma hastanelerinin Göz Hastalıkları / Oküloplasti birimlerinde pitozis ameliyatları yapılmaktadır.
Örneğin SBÜ Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 8 Ocak 2026 tarihli resmi sayfasında “kapak düşüklüğü cerrahi tedavisi (pitozis)” işlemini oküloplasti hizmetleri arasında açıkça belirtmektedir.
Ancak her hastanenin:
Burada fonksiyonel pitozis ile yalnızca estetik amaçlı işlem arasında ayrım yapmak gerekir.
SGK’nın sağlık hizmetleri ödeme kurallarında, yalnızca estetik amaçla yapılan sağlık hizmetlerinin Kurum tarafından karşılanmadığı açıkça belirtilmektedir. Hastalık, doğumsal neden, travma veya fonksiyonel gereklilik bulunan durumlar ise aynı kategori içerisinde değerlendirilmez; ödeme koşulları güncel SUT hükümlerine, kurumun SGK sözleşmesine ve hastanın tıbbi durumuna göre belirlenir.
Dolayısıyla:
“Her göz kapağı düşüklüğü ameliyatını SGK karşılar”
veya
“Hiçbir pitozis ameliyatını karşılamaz”
şeklinde genel bir ifade doğru değildir.
Tıbbi gereklilik ve güncel mevzuat değerlendirilmelidir.
Halk arasında “alt göz kapağı düşüklüğü” denilen durum klasik pitozis ile aynı değildir.
Pitozis terimi esas olarak üst göz kapağının aşağı düşmesini tanımlar.
Alt göz kapağının normalden aşağıda bulunması ise daha çok:
gibi durumlarla ilişkilidir.
Alt kapak dışa doğru dönüyorsa buna ektropiyon, aşağı çekilmiş görünüyorsa alt kapak retraksiyonu denilebilir.
Dolayısıyla “üst göz kapağı pitozisi” ile “alt göz kapağı düşüklüğü” aynı hastalık değildir.
Yaşa bağlı kapak gevşekliği, ektropiyon veya skara bağlı alt kapak retraksiyonunda egzersizin anatomik problemi kalıcı olarak düzelttiğini gösteren güçlü kanıt bulunmamaktadır.
Özellikle gözde:
Erkeklerde göz kapağı düşüklüğü kadınlarda olduğu gibi doğuştan veya sonradan gelişebilir.
Yaşla birlikte levator aponevrozundaki gevşeme erkeklerde de en önemli nedenlerden biridir.
Tedavi prensipleri cinsiyete göre değişmez; ancak estetik planlama yapılırken erkek ve kadın göz çevresinin anatomik farklılıkları dikkate alınır.
Erkeklerde genellikle:
Bu nedenle amaç yalnızca iki gözü matematiksel olarak eşitlemek değil, hastanın doğal yüz anatomisini koruyan bir kapak yüksekliği oluşturmaktır.
Ankara’da göz kapağı düşüklüğü ameliyatı planlanırken ilk aşama ameliyat yöntemi seçmek değil, düşüklüğün gerçek nedenini belirlemektir.
Kliniğimizde pitozis değerlendirmesinde:
Bazı hastalarda yalnızca levator cerrahisi, bazı hastalarda kapalı yöntem Müller kası cerrahisi, bazı hastalarda Blefaroplasti ile Pitozis ameliyatının birlikte yapılması gerekebilir.
İleri doğuştan pitozislerde veya levator fonksiyonunun çok düşük olduğu vakalarda ise frontal askı gibi farklı yöntemlere ihtiyaç duyulabilir.
Bu nedenle göz kapağı düşüklüğü ameliyatı kişiye özel planlanmalıdır.
Başarılı pitozis cerrahisinde amaç göz kapağını mümkün olduğunca yukarı kaldırmak değildir.
Doğal bir sonuçta:
Özellikle iki göz arasında ameliyat öncesinden mevcut anatomik farklılıklar varsa milimetrik kusursuz simetri her zaman mümkün değildir.
Uzun süredir devam eden hafif bir göz kapağı asimetrisi çoğu zaman acil değildir.
Ancak şu durumlarda muayene önerilir:
Şu bulgularla birlikte ani başlayan pitozis acil değerlendirilmelidir:
Bu bulgular olduğunda kozmetik pitozis değerlendirmesinden önce nörolojik veya damar kaynaklı nedenlerin dışlanması gerekir.
En sık nedenlerden biri yaşla birlikte göz kapağını kaldıran levator kasının tendonunda gevşemedir. Bunun dışında doğuştan kas gelişim bozukluğu, kontakt lens kullanımı, göz ameliyatları, travma, botoks, nörolojik ve kas hastalıkları pitozise yol açabilir.
Tedavi nedenine bağlıdır. Geçici pitozisler kendiliğinden düzelebilirken kalıcı yapısal pitozislerde çoğunlukla cerrahi tedavi gerekir.
Bazı geçici pitozisler geçebilir. Ancak yaşa bağlı levator aponevroz gevşemesi veya doğuştan levator yetersizliği gibi yapısal nedenler genellikle egzersiz, krem veya bitkisel ürünlerle düzelmez.
Gerçek pitozisin standart tedavisi botoks değildir. Aksine botoksun istenmeyen bölgelere yayılması geçici göz kapağı düşüklüğüne neden olabilir.
Botulinum toksininin göz kapağını kaldıran levator kasına ulaşarak bu kası geçici olarak zayıflatması sonucunda oluşabilir.
Çoğu vaka geçicidir ve toksinin etkisi azaldıkça haftalar içerisinde düzelir. İyileşme süresi kişiden kişiye değişebilir.
Egzersizlerin botulinum toksininin levator üzerindeki etkisini ortadan kaldırdığına dair güçlü bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Pitozisin türüne göre levator aponevroz cerrahisi, Müller kası cerrahisi veya frontal askı gibi farklı teknikler uygulanabilir.
İlk 7–14 günde şişlik ve morlukların önemli kısmı azalır. Ancak göz kapağının nihai yüksekliği ve konturunun oturması daha uzun sürebilir.
Pitozis cerrahisi göz hastalıklarının oküloplastik cerrahi alanının temel ameliyatlarından biridir. Bazı plastik ve rekonstrüktif cerrahlar da göz kapağı cerrahisi gerçekleştirebilir.
İlk başvuru için Göz Hastalıkları bölümüne başvurulabilir. Gerektiğinde hasta oküloplasti birimine yönlendirilir.
Evet. Oküloplasti hizmeti bulunan bazı devlet ve eğitim araştırma hastanelerinde pitozis cerrahisi yapılmaktadır.
Yalnızca estetik amaçla yapılan işlemler SGK tarafından karşılanmaz. Hastalığa, doğuştan probleme veya fonksiyonel gerekliliğe bağlı pitozislerde ödeme durumu güncel SUT koşulları ve sağlık kuruluşuna göre değerlendirilir.
Levator kasının gelişimsel bozukluğuna bağlı gerçek doğuştan pitozis genellikle kendiliğinden tamamen düzelmez. Çocuğun görme gelişimi takip edilmeli ve gerekli durumlarda cerrahi uygulanmalıdır.
Uzun süredir bulunan tek taraflı pitozis çoğunlukla acil değildir. Ancak aniden ortaya çıkmışsa ve çift görme, göz bebeği değişikliği veya şiddetli baş ağrısı eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir.
Gerçek pitozis varsa yalnızca fazla cildin çıkarılması göz kapağının düşük kenarını yükseltmez. Pitozis için levator veya Müller kasına yönelik ek cerrahi gerekebilir.
Kaş düşüklüğü nedeniyle oluşan yalancı pitoziste kaş pozisyonunun düzeltilmesi yararlı olabilir. Gerçek levator pitozisinde ise kaş kaldırma tek başına temel problemi düzeltmez.
Pitozis ameliyatından sonra uzun dönemde tekrar düşüklük meydana gelebilir. Doğuştan ve bazı kompleks pitozislerde birden fazla ameliyat gerekebilir.
Göz kapağı düşüklüğü dışarıdan basit bir asimetri gibi görünse de altında birbirinden tamamen farklı nedenler bulunabilir.
Bir hastada sorun yalnızca üst göz kapağı cilt fazlalığı olabilirken başka bir hastada levator aponevrozu gevşemiş olabilir. Bir diğerinde kaş düşüklüğü bulunabilir; başka bir hastada ise nörolojik veya kas kaynaklı bir problem söz konusu olabilir.
Bu nedenle pitozis tedavisinde temel yaklaşım:
Önce nedenini belirlemek, sonra cerrahi yöntemi seçmektir.
Doç. Dr. Mustafa Köşker olarak Ankara’daki kliniğimizde göz kapağı düşüklüğü bulunan hastaları oküloplastik cerrahi bakış açısıyla değerlendiriyor; göz kapağı yüksekliği, levator fonksiyonu, kaş pozisyonu, cilt fazlalığı, göz yüzeyi ve iki göz arasındaki dengeyi birlikte inceliyoruz.
Uygun hastalarda pitozis ameliyatını lokal anestezi altında gerçekleştirebiliyor; ihtiyaç olduğunda üst göz kapağı estetiği ile pitozis cerrahisini aynı seansta planlayabiliyoruz.
Amaç yalnızca göz kapağını yükseltmek değil; gözün kapanma fonksiyonunu ve sağlığını koruyarak doğal, dengeli ve kişinin yüz anatomisine uygun bir göz kapağı görünümü elde etmektir.